22 Ocak 2011 Cumartesi

Azraili Dişi Gönderseler Ölümle Sevişecek Bir Toplumun Aklını Seksle Bozması

DSC_0307-1


Tahminimce, Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan çeşitli vesilelerle üzerine üzerine geligeliveren protestolardan öyle sıkıldı ki, geçtiğimiz Cuma akşamı uyumadan önce yardımcısı Sayın Bülent Arınç'ı kırmızı hattan aradı ve "Bülent, üzerime çok geliyorlar, hemen çıkıp bir açıklama yap da, gündem dağılsın." dedi. Bülent Arınç da kendisine uyumadan önce gelen bu telefonun ardından yeni bir gündem nasıl yaratabilirim diye düşündü ve yatakta olduğu için de uyumaktan sonra yatakta olmaya en yakın kavram olan seks aklına geldi. "Evreka!" deyip, derin bir uyku çekti. Ertesi gün de, anlayışlı bir başöğretmen edasıyla koltuğa kurulup geceden hazırladığı konuşmasını ulusa seslendirdi. Arınç, söze hayatın kendisini çağdaş sanan birtakım yozlaşmış ve cehennemde yanası şahsiyetlerin sandığı gibi seks ve içkiden ibaret olmadığından girdi, Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğundan ve her şeyin bir sınırı olduğundan çıkıyordu ki, hazır İzmir'deyken İzmirliler'i övesi geldi ve İzmirlilerin çok müstesna insanlar olduklarından ve sanıldıkları gibi hepsinin CHP'li olmadığından söz etti. Arınç, "AKP'ye oy veren değerli İzmirliler de var." diye ekledi.İşin içine oy meselesini karıştırarak kamuoyunu seksle birlikte "Ne yani, AKP'ye oy vermeyen İzmirliler değersiz mi?" diye de tartıştırarak dikkati çift taraflı mı dağıtmak istedi, bilemem. Bildiğim tek şey, seks mevzusunun altındaki odunun harıl harıl yanmaya başladığı ve gündemi birkaç gün daha meşgul edecek etkiyi yaratmayı başardığı.


İnsanlar sanal yahut gerçek farketmez, çeşitli ortamlarda Arınç'ın ettiği laflar üzerinde çift boynuzlu geyikler döndüredursun, ben bugünün Pazar olmasını fırsat bilerek hafızamın derinliklerinde yer etmiş seks temalı dört müstesna şarkıyı sizlerle paylaşmaya karar verdim. Çoook uzun bir zaman önce, darlandığımız bir anda ortaya çıkan İnleten Nağmeler'in arşivinin şarkıları hatırlamamda büyük yardımı oldu. İşte, geçmişten bugüne seksten söz eden şarkılar, bizim şarkılarımız... (yazar burada hıçkırır.)



Seks, Seks, Seks - Sevil Öztatlı: Tahminen 1960'lı yıllarda incecik sesli bir kadın, Arif Sami Toker adlı güzide bir müzik adamının bestelediği Seks Seks Seks şarkısını plağa okuyor. "Japone kollar açılır / Göğüsler yana saçılır / Herkesin gözü açılır / Adına da derler seks / Kağıttan elbise moda
Mini etek giymiş o da / Yaşasın der en son moda / Adına da derler seks / Seks bombası olmuş meğer / Herkesin dilinde gezer / Sosyete böyleymiş meğer / Adına da derler seks" şeklinde giden sözlerden de anlaşılacağı şarkı o zamanki cemiyet hayatının seks düşkünlüğüne, efenime söyleyeyim, açık saçık hallerine ve yozlaşmışlığıa bir taşlama niteliğini taşımak istemiş ama uzun yıllar sonra tozlu raflardan çıkarıldığında yeni kuşağın aklında sadece Sevil Öztatlı'nın o korkunç vurguyla üç kere üst üste "Seeeeks" deyişi kaldı. (Şarkıyı dinlemek için tık tık.)


Şartlı Refleks - İlhan İrem: Sene 1995. Dünyadan ayrı, ışıklar ötesi bir yerden geldiğine emin olduğumuz İlhan İrem tam da sevgililer gününde Sevgililer Günü / The Best Of İlhan İrem -1 adlı bir albüm çıkarıyor. Albümün beş numaralı şarkısı Şartlı Refleks adını taşıyor. "Yaşamak nedir dostum /Yemek, içmek, sevgi, seks / Hepsi birer şartlı refleks / Yaşamak nedir dostum / Yemek, içmek, sevgi, seks / hepsi birer şartlı refleks..." şeklinde başlayan tekerleme gibi sözleriyle Şartlı Refleks, bizlere hayatın şartlı reflekslerden ve komplekslerden ibaret olduğunu anımsatıyor. (Şarkıyı dinlemek için tık tık.)


Kondom - Tuğba Ekinci: Yıllar geçiyor, 60'lı yıllarda zaten yozlaşmış olan toplum 2000'li yıllarda daha da yozlaşıyor ve popüler kültür ağzı açık bir yanardağ gibi sürekli yeni şarkıcı püskürüyordu. Ve ne günah işledik bilmiyorum ama, başımıza Tuğba Ekinci diye bir hanım kızımızı sardılar. Kendisinin en bilinen şarkısı ise, halkı güvenli sekse davet eden sosyal sorumluksusal şarkısı Kondom'du. Şarkı; "Ozonu da deldik dibine geldik / Kıyameti yakın, biz son verdik / Bakma geçmişine sakla geleceğe / Kahredip kendine / Kondom dünyaya kondom / Herkese kondom / Eline beline cebine kondom / Dünyaya kondom / Çok uzağa gitme oğlum / Bende her şey bol /Kıvıra kıvıra olmaz / Yeter adam ol/ Her yolu denedin ama o yol çıkmaz yol / Elim belim torba değil biraz sakin ol..." diye giden sözleriyle hem küresel ısınmaya, hem de korunmasız seksin zararlarında aynı anda değiniyor, ama yine de yaranamıyordu. Muhtemelen hiçbiriniz hatırlamıyorsunuz şarkıyı, sizi enteller. (Şarkıyı dinlemek için tık tık.)


Cinsellik Açık Bir Kapı - Artun Ertürk ve Pamela Spencer: Bülent Arınç bu şarkıyı duyarsa marş olarak seçim meydanlarında çaldırabilir. Zira "Cinsellik açık bir kapı, biri onu artık kapatmalı / İyi olan her şey gibi, bu da artık çok fazla kurcalanmamalı / Cinsellik açık bir kapı, biri onu artık kapatmalı / Güzel olan her şey gibi, bu da artık çok fazla kurcalanmamalı..." diye başlayan ve böyle gidersek sonumuz Boğaz Köprüsü mesajı veren sözleriyle halden anlayan ama konservatiflikten de ödün vermeyen ve inceden inceye tehdit parmağını da sallayan bu şarkıyı unutmak isteyip, unutmuştum ne güzel, ah Sayın Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ah! (Şarkıyı dinlemek için tık tık.)


Hepsinin ortak noktası... Ortak noktaları yok. Sosyolojik bağlayamayacak kadar yoruldum.


Hadi dağılın.


Azraili Dişi Gönderseler Ölümle Sevişecek Bir Toplumun Aklını Seksle Bozması

DSC_0307-1


Tahminimce, Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan çeşitli vesilelerle üzerine üzerine geligeliveren protestolardan öyle sıkıldı ki, geçtiğimiz Cuma akşamı uyumadan önce yardımcısı Sayın Bülent Arınç'ı kırmızı hattan aradı ve "Bülent, üzerime çok geliyorlar, hemen çıkıp bir açıklama yap da, gündem dağılsın." dedi. Bülent Arınç da kendisine uyumadan önce gelen bu telefonun ardından yeni bir gündem nasıl yaratabilirim diye düşündü ve yatakta olduğu için de uyumaktan sonra yatakta olmaya en yakın kavram olan seks aklına geldi. "Evreka!" deyip, derin bir uyku çekti. Ertesi gün de, anlayışlı bir başöğretmen edasıyla koltuğa kurulup geceden hazırladığı konuşmasını ulusa seslendirdi. Arınç, söze hayatın kendisini çağdaş sanan birtakım yozlaşmış ve cehennemde yanası şahsiyetlerin sandığı gibi seks ve içkiden ibaret olmadığından girdi, Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğundan ve her şeyin bir sınırı olduğundan çıkıyordu ki, hazır İzmir'deyken İzmirliler'i övesi geldi ve İzmirlilerin çok müstesna insanlar olduklarından ve sanıldıkları gibi hepsinin CHP'li olmadığından söz etti. Arınç, "AKP'ye oy veren değerli İzmirliler de var." diye ekledi.İşin içine oy meselesini karıştırarak kamuoyunu seksle birlikte "Ne yani, AKP'ye oy vermeyen İzmirliler değersiz mi?" diye de tartıştırarak dikkati çift taraflı mı dağıtmak istedi, bilemem. Bildiğim tek şey, seks mevzusunun altındaki odunun harıl harıl yanmaya başladığı ve gündemi birkaç gün daha meşgul edecek etkiyi yaratmayı başardığı.


İnsanlar sanal yahut gerçek farketmez, çeşitli ortamlarda Arınç'ın ettiği laflar üzerinde çift boynuzlu geyikler döndüredursun, ben bugünün Pazar olmasını fırsat bilerek hafızamın derinliklerinde yer etmiş seks temalı dört müstesna şarkıyı sizlerle paylaşmaya karar verdim. Çoook uzun bir zaman önce, darlandığımız bir anda ortaya çıkan İnleten Nağmeler'in arşivinin şarkıları hatırlamamda büyük yardımı oldu. İşte, geçmişten bugüne seksten söz eden şarkılar, bizim şarkılarımız... (yazar burada hıçkırır.)



Seks, Seks, Seks - Sevil Öztatlı: Tahminen 1960'lı yıllarda incecik sesli bir kadın, Arif Sami Toker adlı güzide bir müzik adamının bestelediği Seks Seks Seks şarkısını plağa okuyor. "Japone kollar açılır / Göğüsler yana saçılır / Herkesin gözü açılır / Adına da derler seks / Kağıttan elbise moda
Mini etek giymiş o da / Yaşasın der en son moda / Adına da derler seks / Seks bombası olmuş meğer / Herkesin dilinde gezer / Sosyete böyleymiş meğer / Adına da derler seks" şeklinde giden sözlerden de anlaşılacağı şarkı o zamanki cemiyet hayatının seks düşkünlüğüne, efenime söyleyeyim, açık saçık hallerine ve yozlaşmışlığıa bir taşlama niteliğini taşımak istemiş ama uzun yıllar sonra tozlu raflardan çıkarıldığında yeni kuşağın aklında sadece Sevil Öztatlı'nın o korkunç vurguyla üç kere üst üste "Seeeeks" deyişi kaldı. (Şarkıyı dinlemek için tık tık.)


Şartlı Refleks - İlhan İrem: Sene 1995. Dünyadan ayrı, ışıklar ötesi bir yerden geldiğine emin olduğumuz İlhan İrem tam da sevgililer gününde Sevgililer Günü / The Best Of İlhan İrem -1 adlı bir albüm çıkarıyor. Albümün beş numaralı şarkısı Şartlı Refleks adını taşıyor. "Yaşamak nedir dostum /Yemek, içmek, sevgi, seks / Hepsi birer şartlı refleks / Yaşamak nedir dostum / Yemek, içmek, sevgi, seks / hepsi birer şartlı refleks..." şeklinde başlayan tekerleme gibi sözleriyle Şartlı Refleks, bizlere hayatın şartlı reflekslerden ve komplekslerden ibaret olduğunu anımsatıyor. (Şarkıyı dinlemek için tık tık.)


Kondom - Tuğba Ekinci: Yıllar geçiyor, 60'lı yıllarda zaten yozlaşmış olan toplum 2000'li yıllarda daha da yozlaşıyor ve popüler kültür ağzı açık bir yanardağ gibi sürekli yeni şarkıcı püskürüyordu. Ve ne günah işledik bilmiyorum ama, başımıza Tuğba Ekinci diye bir hanım kızımızı sardılar. Kendisinin en bilinen şarkısı ise, halkı güvenli sekse davet eden sosyal sorumluksusal şarkısı Kondom'du. Şarkı; "Ozonu da deldik dibine geldik / Kıyameti yakın, biz son verdik / Bakma geçmişine sakla geleceğe / Kahredip kendine / Kondom dünyaya kondom / Herkese kondom / Eline beline cebine kondom / Dünyaya kondom / Çok uzağa gitme oğlum / Bende her şey bol /Kıvıra kıvıra olmaz / Yeter adam ol/ Her yolu denedin ama o yol çıkmaz yol / Elim belim torba değil biraz sakin ol..." diye giden sözleriyle hem küresel ısınmaya, hem de korunmasız seksin zararlarında aynı anda değiniyor, ama yine de yaranamıyordu. Muhtemelen hiçbiriniz hatırlamıyorsunuz şarkıyı, sizi enteller. (Şarkıyı dinlemek için tık tık.)


Cinsellik Açık Bir Kapı - Artun Ertürk ve Pamela Spencer: Bülent Arınç bu şarkıyı duyarsa marş olarak seçim meydanlarında çaldırabilir. Zira "Cinsellik açık bir kapı, biri onu artık kapatmalı / İyi olan her şey gibi, bu da artık çok fazla kurcalanmamalı / Cinsellik açık bir kapı, biri onu artık kapatmalı / Güzel olan her şey gibi, bu da artık çok fazla kurcalanmamalı..." diye başlayan ve böyle gidersek sonumuz Boğaz Köprüsü mesajı veren sözleriyle halden anlayan ama konservatiflikten de ödün vermeyen ve inceden inceye tehdit parmağını da sallayan bu şarkıyı unutmak isteyip, unutmuştum ne güzel, ah Sayın Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ah! (Şarkıyı dinlemek için tık tık.)


Hepsinin ortak noktası... Ortak noktaları yok. Sosyolojik bağlayamayacak kadar yoruldum.


Hadi dağılın.


Ninja Tune Cumartesi Gecesi Ateşini Ghetto'da Yakıyor, Davetiyesi Alternatif-İstanbul'dan Geliyor!


GHETTO sizi, Londra’nın kült, bağımsız plak şirketi Ninja Tune’un elektronik, hip-hop, nu-jazz, drum’n bass ve chillout gibi türleri barındıran dünyasına davet ediyor! Gecede Ninja Tune’un en eski ve tanınan sanatçılarından DJ Vadim ve Ollie Teeba (The Herbaliser) DJ setinin başında olacaklar.

DJ Vadim


Müzik dünyasının en çalışkan isimlerinden, hip-hop’un John Coltrane’I olarak anılan DJ Vadim Rusya doğumlu ancak hayatını Londra, Berlin ve New York gibi metropol şehirlerde sürdürüyor. Yıllar boyunca dünyada adım atmadık yer bırakmayan DJ Vadim, farklı dil ve kültürlerden, ister tanınmış olsun, ister müzik dünyasına yeni adım atmış olsun bir çok sanatçıyla işbirliği yapmış, günümüzün en önemli bağımsız müzik yapımcılarından. Kimi zaman raggea stili kimi zaman soul vokalleri, hip-hop ritimleri ve dans müziğinin kalbinizi kımıldatacak beat’lerini DJ Vadim’in performansında bir arada duyabilirsiniz!



Ollie Teeba (The Herbaliser)


Jake Wherry ve Ollie Teeba’dan oluşan Batı Londralı ikili, The Herbaliser, 15 yılı aşkındır hip-hop, groove, funk ve caz için olan tutkularını Ninja Tune aracılığıyla müzik dünyasıyla paylaşıyorlar. En yeni sampling teknikleri, konuk rapper’lar ve vokalistler, bakır üflemeliler ve yaylı çalgıların sinematik dokusundan oluşan The Herbaliser’ın kendine özgü müziği, grubun bugün dünyanın her köşesinde, bir çok festivalde gördüğü aşırı ilginin şüphesiz başlıca sebebi. 22 Ocak, Ninja Tune gecesinde, The Herbaliser’ın Ollie Teeba’sı, GHETTO dinleyicileri ile buluşacak!


Bu da Bizden Olsun!


Beş şanslı okuyucumuz, 22 Ocak 'ta Ghetto'da gerçekleşecek olan Ninja Tune performansını bir arkadaşıyla birlikte Alternatif-İstanbul'un davetlisi olarak izleyebilecek! Davetiye kazanmak için bugün (22 Ocak Cumartesi) saat 16:00'ya kadar ezgi@alternatif-istanbul.net adresine adı ve soyadıyla birlikte e-posta atanilk beş kişiden biri olmanız yeterli. İyi şanslar ve şimdiden iyi eğlenceler!


Ninja Tune Cumartesi Gecesi Ateşini Ghetto'da Yakıyor, Davetiyesi Alternatif-İstanbul'dan Geliyor!


GHETTO sizi, Londra’nın kült, bağımsız plak şirketi Ninja Tune’un elektronik, hip-hop, nu-jazz, drum’n bass ve chillout gibi türleri barındıran dünyasına davet ediyor! Gecede Ninja Tune’un en eski ve tanınan sanatçılarından DJ Vadim ve Ollie Teeba (The Herbaliser) DJ setinin başında olacaklar.

DJ Vadim


Müzik dünyasının en çalışkan isimlerinden, hip-hop’un John Coltrane’I olarak anılan DJ Vadim Rusya doğumlu ancak hayatını Londra, Berlin ve New York gibi metropol şehirlerde sürdürüyor. Yıllar boyunca dünyada adım atmadık yer bırakmayan DJ Vadim, farklı dil ve kültürlerden, ister tanınmış olsun, ister müzik dünyasına yeni adım atmış olsun bir çok sanatçıyla işbirliği yapmış, günümüzün en önemli bağımsız müzik yapımcılarından. Kimi zaman raggea stili kimi zaman soul vokalleri, hip-hop ritimleri ve dans müziğinin kalbinizi kımıldatacak beat’lerini DJ Vadim’in performansında bir arada duyabilirsiniz!



Ollie Teeba (The Herbaliser)


Jake Wherry ve Ollie Teeba’dan oluşan Batı Londralı ikili, The Herbaliser, 15 yılı aşkındır hip-hop, groove, funk ve caz için olan tutkularını Ninja Tune aracılığıyla müzik dünyasıyla paylaşıyorlar. En yeni sampling teknikleri, konuk rapper’lar ve vokalistler, bakır üflemeliler ve yaylı çalgıların sinematik dokusundan oluşan The Herbaliser’ın kendine özgü müziği, grubun bugün dünyanın her köşesinde, bir çok festivalde gördüğü aşırı ilginin şüphesiz başlıca sebebi. 22 Ocak, Ninja Tune gecesinde, The Herbaliser’ın Ollie Teeba’sı, GHETTO dinleyicileri ile buluşacak!


Bu da Bizden Olsun!


Beş şanslı okuyucumuz, 22 Ocak 'ta Ghetto'da gerçekleşecek olan Ninja Tune performansını bir arkadaşıyla birlikte Alternatif-İstanbul'un davetlisi olarak izleyebilecek! Davetiye kazanmak için bugün (22 Ocak Cumartesi) saat 16:00'ya kadar ezgi@alternatif-istanbul.net adresine adı ve soyadıyla birlikte e-posta atanilk beş kişiden biri olmanız yeterli. İyi şanslar ve şimdiden iyi eğlenceler!


20 Ocak 2011 Perşembe

Sansürün Rengi Siyah


Bildiğiniz üzere, Metis Kitap'ın her yıl çıkardığı temalı ajandaları var. 2011 yılının konusu ise, "Irkçılık, Ayrımcılık ve Nefret suçları" idi. Ajanda satışa çıkar çıkmaz arşivime katmış, sayfalarını karıştırdıkça yarım kalan hayaller yasında bir toplum olduğumuzu yine yeniden idrak etmiştim. Her sayfa, ırkın, cinsiyetin ve milliyetin vicdan ve akıldan daha yüce tutulduğu bu topraklar üzerinde ötekileştirilmişlerin acısını bağırıyor, düşünceleri, dili, ırkı ve cinsiyeti yüzünden bedenen yok edilenlerin isimlerini hafızaya kazmayı sağlıyordu.


Metis'in bu inisiyatifi pek tabii ki birilerinin hoşuna gitmeyecekti, biliyorduk. Gerçekten de öyle oldu. Ajanda otorite tarafından toplanıp meydanlarda yakılmadı ama, yine bir kitapçı olan Nezih Kitapevi, kendisi gibi nezih müşterilerinin (!) derin hassasiyetleri ve artan şikayetleri sonucunda bu ajandanın satışını durduracağını duyurdu. Bütün bunlara sebep olarak da, Metis ajandasının "Türkiye Cumhuriyeti yasaları ve Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği ilke ve düşünceler" ile uyuşmamasını gösterdi. Hatta daha ileri giderek, şikayetçi müşterilerin parasını da iade edeceğini ekledi.


Bilirsiniz, siyah sansürün ve sınırların temsilidir. Gazetede, televizyonda gizlenmek istenenin üzerine siyah bant çekilir. İşkenceciler kurbanları bir şey görmesin diye gözüne siyah bez parçası bağlarlar. Kadınlar bedenlerini siyah çarşafın içinde saklarlar. Yurtlarda ya da evlerde içerideki kadınlar dışarıdan görülmesin diye pencerelere siyah perde çekilir. Sinema filmlerinde beğenilmeyen yerler karartılır. Bunları düşünerek, duyurunun yazdığı internet sayfasına bir süre bakakaldım. Satırları iki defa baştan okudum. Sayfanın siyah olan arka planına baktım. Duyurunun siyah gibi her şekli ve rengi yutup yok eden bir rengin üzerine yazılmasının kesinlikle tesadüf olmadığına, yapılmaya çalışılanın özellikle göze sokulmak istendiğine inandım.


Derseniz ki, kitapçı ve sansür ne alakadır? Hakkınızdır. Ama uzun zamandır sansür sadece yukarıdan bir yerlerden gelmiyor. Okuduğunuz gazeteyi satın alacak bayi bulamamaktan, izlediğiniz filmin yarıda kesilmesine, eylem hakkınızı kullandığınızda karnınızdaki bebeği düşürmenizden birilerinin kovanına çomak sokan düşüncenizi açıkladığınızda başınıza gelene kadar her yer siyah, dört bir yan sansür.


Metis'in başına gelen bu saçma olay da siyah perdenin ipinin bir kez daha çekilmesi. O ip koptuğu an, her yer aydınlık. Nezih'i ilkeleriyle ve nezih müşterilerinin iade ettikleri paralarla o siyah perdenin ardında bırakıp Metis'in yanında olmak da bizim aydınlığımız.


Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Best Web Hosting Coupons