interaktivite etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
interaktivite etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şubat 2009 Çarşamba

Güzelll

Güzelll

Güzelll

24 Kasım 2007 Cumartesi

Mahşer-i Cümbüş





Bu akşam güzel bir deneyim yaşadık. Küçük bir tiyatro salonunda samimi bir ortamda sergilenen , Tiyatro Sporu olarak adlandırılan, doğaçlama bir oyuna gittik. Adı Mahşer-i Cümbüş. Aslında bu isim grubun adı. Oyun içinde Mahşer ve Cümbüş sürekli olarak birbirleri ile yarışıyorlar. Gönüllerde hepsinin yeri aslında birde olsa oyunun sonunda bir kazanan bir de kaybeden oluyor ama en önemlisi bol kahkaha atarak güzel zaman geçirmiş insanların pozitif yorumlarının kalması sanıyorum. Marşer-i Cümbüş 2 perdeden oluşan bir oyun sergiliyor. Her bölümde 4 farklı spor yapılıyor aslında ve her birinin teknikleri farklı farklı. Oyunlarda çabuk düşünme, hafıza, çeviklik ve yaratıcılık bence en ön planda olan şeylerdi. Seyirci ile interaktif bir şekilde gerçekleştirilen oyun hem izleyicinin yaratıcılığını hem de oyuncuların yaratıcılıklarını ortaya koyuyor.


Hayalhane, Taksim'den Beyoğlu'na doğru giderken Sadri Alışık Sokağı'ndaki karakolunun yan binasının 5. katında. Tiyatroda oyun başlamadan önce izlemeye gelenlerkalabalıktan dolayı biraz huysuzlansalar da ve oyun süresince içerisi çok havasız da olsa , güzel bir saat geçiriyor insan Mahşer-i Cümbüş ile. (bu arada biz baya bir aradık tiyatroyu ve hatta mekanın önünden geçmemize ve komşu cafe'ye isimlerini sormamııza ragmen mekanın çok tanınmıyor olması, sanıyorum gelişi güzel asılmış bir sürü tabeladan kaynaklanıyor. yoksa kolay mekana ulaşması.)


Oyunlarını aslında cok anlatmak istemiyorum ve mutlaka gidip izlemeli ve birebir yaşamalısınız diyorum ama kısaca özetleyerek tanıtacak olursam; 3 er kişilik 2 gruptan oluşuyor Mahşer-i Cümbüş grubu, oyunlarına seyircilerden çeşitli konularda kelimeler isteyerek başlıyorlar ve doğaçlama oyunlarına başlıyorlar. Bence en zorlu yerlerden birisi alfabe ile yapılanıydı; ellerinde türkçe alfabenin tüm harflerinin olduğu bir defter oluyor , seyircilere bu harflerden birini sectiriyorlar ve alfabe sırasına göre oyun başlıyor. Her gruptan 2 oyuncu geliyor , oyuna ilk başlayan oyuncu o seçilen harfle ( örneğin K ) başlayan bir skeç başlatmak zorunda , partneri ise oyun akışında ona cevap verirken eşinin söylediği harfin sonrasında gelen harf ( yani L ) ile başlamalı ve hersey spontane olmalı. Oyuncular bu arada zamanla da yarısıyorlar ve girişi gelişmesi ve sonucu olan bir oyun ortaya koymak zorundalar. Her oyunun sonunda puanlamayı seyirci alkışları ile yapıyor.


Mahşer-i Cümbüş ekibinin gösterilerini herkese tavsiye ederim.


Her Cumartesi saat 20:30'da Mahşer-i Cümbüş' ün "Tiyatro Sporu" ve her Cuma günü saat 20:30' da ise" Beyin Fırtınası" adlı gösterilerini izleyebilirsiniz.


Bilet fiyatlarına gelince öğrenci/ tam 15 YTL. Aynı zamanda Cumartesi günleri grubu Fox TV de saat 00:00'da "Anında Görüntü Show" da izleyebilirsiniz. Şimdiden herkese iyi eğlenceler dilerim.

Ayrıntılı bilgiyi www.mahsericumbus.com dan da bulabilirsiniz.


Mahşer-i Cümbüş





Bu akşam güzel bir deneyim yaşadık. Küçük bir tiyatro salonunda samimi bir ortamda sergilenen , Tiyatro Sporu olarak adlandırılan, doğaçlama bir oyuna gittik. Adı Mahşer-i Cümbüş. Aslında bu isim grubun adı. Oyun içinde Mahşer ve Cümbüş sürekli olarak birbirleri ile yarışıyorlar. Gönüllerde hepsinin yeri aslında birde olsa oyunun sonunda bir kazanan bir de kaybeden oluyor ama en önemlisi bol kahkaha atarak güzel zaman geçirmiş insanların pozitif yorumlarının kalması sanıyorum. Marşer-i Cümbüş 2 perdeden oluşan bir oyun sergiliyor. Her bölümde 4 farklı spor yapılıyor aslında ve her birinin teknikleri farklı farklı. Oyunlarda çabuk düşünme, hafıza, çeviklik ve yaratıcılık bence en ön planda olan şeylerdi. Seyirci ile interaktif bir şekilde gerçekleştirilen oyun hem izleyicinin yaratıcılığını hem de oyuncuların yaratıcılıklarını ortaya koyuyor.


Hayalhane, Taksim'den Beyoğlu'na doğru giderken Sadri Alışık Sokağı'ndaki karakolunun yan binasının 5. katında. Tiyatroda oyun başlamadan önce izlemeye gelenlerkalabalıktan dolayı biraz huysuzlansalar da ve oyun süresince içerisi çok havasız da olsa , güzel bir saat geçiriyor insan Mahşer-i Cümbüş ile. (bu arada biz baya bir aradık tiyatroyu ve hatta mekanın önünden geçmemize ve komşu cafe'ye isimlerini sormamııza ragmen mekanın çok tanınmıyor olması, sanıyorum gelişi güzel asılmış bir sürü tabeladan kaynaklanıyor. yoksa kolay mekana ulaşması.)


Oyunlarını aslında cok anlatmak istemiyorum ve mutlaka gidip izlemeli ve birebir yaşamalısınız diyorum ama kısaca özetleyerek tanıtacak olursam; 3 er kişilik 2 gruptan oluşuyor Mahşer-i Cümbüş grubu, oyunlarına seyircilerden çeşitli konularda kelimeler isteyerek başlıyorlar ve doğaçlama oyunlarına başlıyorlar. Bence en zorlu yerlerden birisi alfabe ile yapılanıydı; ellerinde türkçe alfabenin tüm harflerinin olduğu bir defter oluyor , seyircilere bu harflerden birini sectiriyorlar ve alfabe sırasına göre oyun başlıyor. Her gruptan 2 oyuncu geliyor , oyuna ilk başlayan oyuncu o seçilen harfle ( örneğin K ) başlayan bir skeç başlatmak zorunda , partneri ise oyun akışında ona cevap verirken eşinin söylediği harfin sonrasında gelen harf ( yani L ) ile başlamalı ve hersey spontane olmalı. Oyuncular bu arada zamanla da yarısıyorlar ve girişi gelişmesi ve sonucu olan bir oyun ortaya koymak zorundalar. Her oyunun sonunda puanlamayı seyirci alkışları ile yapıyor.


Mahşer-i Cümbüş ekibinin gösterilerini herkese tavsiye ederim.


Her Cumartesi saat 20:30'da Mahşer-i Cümbüş' ün "Tiyatro Sporu" ve her Cuma günü saat 20:30' da ise" Beyin Fırtınası" adlı gösterilerini izleyebilirsiniz.


Bilet fiyatlarına gelince öğrenci/ tam 15 YTL. Aynı zamanda Cumartesi günleri grubu Fox TV de saat 00:00'da "Anında Görüntü Show" da izleyebilirsiniz. Şimdiden herkese iyi eğlenceler dilerim.

Ayrıntılı bilgiyi www.mahsericumbus.com dan da bulabilirsiniz.


Mahşer-i Cümbüş





Bu akşam güzel bir deneyim yaşadık. Küçük bir tiyatro salonunda samimi bir ortamda sergilenen , Tiyatro Sporu olarak adlandırılan, doğaçlama bir oyuna gittik. Adı Mahşer-i Cümbüş. Aslında bu isim grubun adı. Oyun içinde Mahşer ve Cümbüş sürekli olarak birbirleri ile yarışıyorlar. Gönüllerde hepsinin yeri aslında birde olsa oyunun sonunda bir kazanan bir de kaybeden oluyor ama en önemlisi bol kahkaha atarak güzel zaman geçirmiş insanların pozitif yorumlarının kalması sanıyorum. Marşer-i Cümbüş 2 perdeden oluşan bir oyun sergiliyor. Her bölümde 4 farklı spor yapılıyor aslında ve her birinin teknikleri farklı farklı. Oyunlarda çabuk düşünme, hafıza, çeviklik ve yaratıcılık bence en ön planda olan şeylerdi. Seyirci ile interaktif bir şekilde gerçekleştirilen oyun hem izleyicinin yaratıcılığını hem de oyuncuların yaratıcılıklarını ortaya koyuyor.


Hayalhane, Taksim'den Beyoğlu'na doğru giderken Sadri Alışık Sokağı'ndaki karakolunun yan binasının 5. katında. Tiyatroda oyun başlamadan önce izlemeye gelenlerkalabalıktan dolayı biraz huysuzlansalar da ve oyun süresince içerisi çok havasız da olsa , güzel bir saat geçiriyor insan Mahşer-i Cümbüş ile. (bu arada biz baya bir aradık tiyatroyu ve hatta mekanın önünden geçmemize ve komşu cafe'ye isimlerini sormamııza ragmen mekanın çok tanınmıyor olması, sanıyorum gelişi güzel asılmış bir sürü tabeladan kaynaklanıyor. yoksa kolay mekana ulaşması.)


Oyunlarını aslında cok anlatmak istemiyorum ve mutlaka gidip izlemeli ve birebir yaşamalısınız diyorum ama kısaca özetleyerek tanıtacak olursam; 3 er kişilik 2 gruptan oluşuyor Mahşer-i Cümbüş grubu, oyunlarına seyircilerden çeşitli konularda kelimeler isteyerek başlıyorlar ve doğaçlama oyunlarına başlıyorlar. Bence en zorlu yerlerden birisi alfabe ile yapılanıydı; ellerinde türkçe alfabenin tüm harflerinin olduğu bir defter oluyor , seyircilere bu harflerden birini sectiriyorlar ve alfabe sırasına göre oyun başlıyor. Her gruptan 2 oyuncu geliyor , oyuna ilk başlayan oyuncu o seçilen harfle ( örneğin K ) başlayan bir skeç başlatmak zorunda , partneri ise oyun akışında ona cevap verirken eşinin söylediği harfin sonrasında gelen harf ( yani L ) ile başlamalı ve hersey spontane olmalı. Oyuncular bu arada zamanla da yarısıyorlar ve girişi gelişmesi ve sonucu olan bir oyun ortaya koymak zorundalar. Her oyunun sonunda puanlamayı seyirci alkışları ile yapıyor.


Mahşer-i Cümbüş ekibinin gösterilerini herkese tavsiye ederim.


Her Cumartesi saat 20:30'da Mahşer-i Cümbüş' ün "Tiyatro Sporu" ve her Cuma günü saat 20:30' da ise" Beyin Fırtınası" adlı gösterilerini izleyebilirsiniz.


Bilet fiyatlarına gelince öğrenci/ tam 15 YTL. Aynı zamanda Cumartesi günleri grubu Fox TV de saat 00:00'da "Anında Görüntü Show" da izleyebilirsiniz. Şimdiden herkese iyi eğlenceler dilerim.

Ayrıntılı bilgiyi www.mahsericumbus.com dan da bulabilirsiniz.


12 Mart 2005 Cumartesi

İnteraktivite





Alternatif-İstanbul'un günbegün artan ziyarerçisine ve bu ziyaretçi sayısının %80'i oranında sık kullanılanlara eklenme durumuna rağmen siteyi hazırlamaya ilk başladığımızda hayalini kurduğumuz İnteraktif bir rehber yaratma hedefimize ulaşabilmiş değiliz. İnteraktiflikten kastımız olumlu ya da olumsuz eleştirilerini, önerilerini ve yorumlarını esirgemeyen ziyaretçilerimizin olması. Birkaç gün önce bir arkadaşımız size nereden ulaşabileceğimi bilmiyorum deyince anladık ki Blogger'ın bize sunduğu Comment/Yorum hizmetinden haberdar olmayan okuyucular olabiliyor. Bu bölümü bu nedenle Alternatif-İstanbul’a eklemeyi uygun gördük. Bu siteyi daha interaktif, empatik, sempatik, bol eleştirili/yorumlu bir hale nasıl getirebiliriz bir bakalım:

Bir numerolu adım: Sekil 1-A’da görüldüğü üzre yazılarımızın hemen üstünde “Comment” yazan bir yer var. Üzerine tıklayıp açtığınızda yorum yazabileceğiniz sayfa açılacak.

İki numerolu adım: Bir numerolu adımda sözü geçen sayfa açıldığında yazının tümünü okuyabileceğiniz sayfa açılıyor. Okuyup bitirdikten sonra düşüncelerinizi aktarmak isterseniz yazının hemen aşağısına bakın: Yorum Gönder linki size göz kırpıyor.


"Yorum Gönder" linkini tıkladığınızda açılan sayfada sağ tarafta "Leave Your Comment" diye ecnebice bir başlık göreceksiniz. "Yorumunu bırak" demek oluyor bu. Hemen altındaki kutucuğa istediklerinizi tıktık yazıııııp "Choose an Identity" kısmında halihazırda blogunuz yoksa, other'ı tıklayıp isminizi yazıyorsunuz, size ulaşalım isterseniz websitenizi ekliyorsunuz ve "Publish Your Comment" düğmesine-ki kendisi turuncu renklidir- tıklıyorsunuz.




3 Numerolu Adım:Amaaan, çok uzun, yorucu, uğraşamam diyen hasbi tembeller için Alternatif-İstanbul'un sağ menüsüne mesaj kutusu ekledik. Adını da “Dışavurum” koyduk. Felsefik olsun diye…

Ben e-posta ile derdimi anlatırım, bunlara lüzum yok derseniz İletişim bölümünden adresimize ulaşabilirsiniz. Aman oraya da bakamam derseniz mail adreslerimiz burda. Ancak forward maillere fevkalade gıcığız ve göndermekte ısrar edenlerden intikam almak için Banu Alkan'ın çıplak fotoğraflarını gönderiyoruz. Sonra söylemedi demeyin.

Haberleşme grubumuza üye olmak için şu bağlantıyı tıklayayıp, join/katıl düğmesine basmanız yeterli.

Unutmadan, bir de Forum bölümümüz var, sevgi ve saygı çerçevesinde, açık oturum tadında ve bir fincan kahve hatırında sohbetler edelim diye...

Telgraf, mektup, kartpostal, dumanla haberleşme, Mors alfabesi de kabul ediyoruz.

Bu kadar iletişme yoluna rağmen hala üşeniyorsanız telepati kurun. Önümüzdeki yüz yıl içinde cevabınızı alırsınız.

İnteraktivite





Alternatif-İstanbul'un günbegün artan ziyarerçisine ve bu ziyaretçi sayısının %80'i oranında sık kullanılanlara eklenme durumuna rağmen siteyi hazırlamaya ilk başladığımızda hayalini kurduğumuz İnteraktif bir rehber yaratma hedefimize ulaşabilmiş değiliz. İnteraktiflikten kastımız olumlu ya da olumsuz eleştirilerini, önerilerini ve yorumlarını esirgemeyen ziyaretçilerimizin olması. Birkaç gün önce bir arkadaşımız size nereden ulaşabileceğimi bilmiyorum deyince anladık ki Blogger'ın bize sunduğu Comment/Yorum hizmetinden haberdar olmayan okuyucular olabiliyor. Bu bölümü bu nedenle Alternatif-İstanbul’a eklemeyi uygun gördük. Bu siteyi daha interaktif, empatik, sempatik, bol eleştirili/yorumlu bir hale nasıl getirebiliriz bir bakalım:

Bir numerolu adım: Sekil 1-A’da görüldüğü üzre yazılarımızın hemen üstünde “Comment” yazan bir yer var. Üzerine tıklayıp açtığınızda yorum yazabileceğiniz sayfa açılacak.

İki numerolu adım: Bir numerolu adımda sözü geçen sayfa açıldığında yazının tümünü okuyabileceğiniz sayfa açılıyor. Okuyup bitirdikten sonra düşüncelerinizi aktarmak isterseniz yazının hemen aşağısına bakın: Yorum Gönder linki size göz kırpıyor.


"Yorum Gönder" linkini tıkladığınızda açılan sayfada sağ tarafta "Leave Your Comment" diye ecnebice bir başlık göreceksiniz. "Yorumunu bırak" demek oluyor bu. Hemen altındaki kutucuğa istediklerinizi tıktık yazıııııp "Choose an Identity" kısmında halihazırda blogunuz yoksa, other'ı tıklayıp isminizi yazıyorsunuz, size ulaşalım isterseniz websitenizi ekliyorsunuz ve "Publish Your Comment" düğmesine-ki kendisi turuncu renklidir- tıklıyorsunuz.




3 Numerolu Adım:Amaaan, çok uzun, yorucu, uğraşamam diyen hasbi tembeller için Alternatif-İstanbul'un sağ menüsüne mesaj kutusu ekledik. Adını da “Dışavurum” koyduk. Felsefik olsun diye…

Ben e-posta ile derdimi anlatırım, bunlara lüzum yok derseniz İletişim bölümünden adresimize ulaşabilirsiniz. Aman oraya da bakamam derseniz mail adreslerimiz burda. Ancak forward maillere fevkalade gıcığız ve göndermekte ısrar edenlerden intikam almak için Banu Alkan'ın çıplak fotoğraflarını gönderiyoruz. Sonra söylemedi demeyin.

Haberleşme grubumuza üye olmak için şu bağlantıyı tıklayayıp, join/katıl düğmesine basmanız yeterli.

Unutmadan, bir de Forum bölümümüz var, sevgi ve saygı çerçevesinde, açık oturum tadında ve bir fincan kahve hatırında sohbetler edelim diye...

Telgraf, mektup, kartpostal, dumanla haberleşme, Mors alfabesi de kabul ediyoruz.

Bu kadar iletişme yoluna rağmen hala üşeniyorsanız telepati kurun. Önümüzdeki yüz yıl içinde cevabınızı alırsınız.

İnteraktivite





Alternatif-İstanbul'un günbegün artan ziyarerçisine ve bu ziyaretçi sayısının %80'i oranında sık kullanılanlara eklenme durumuna rağmen siteyi hazırlamaya ilk başladığımızda hayalini kurduğumuz İnteraktif bir rehber yaratma hedefimize ulaşabilmiş değiliz. İnteraktiflikten kastımız olumlu ya da olumsuz eleştirilerini, önerilerini ve yorumlarını esirgemeyen ziyaretçilerimizin olması. Birkaç gün önce bir arkadaşımız size nereden ulaşabileceğimi bilmiyorum deyince anladık ki Blogger'ın bize sunduğu Comment/Yorum hizmetinden haberdar olmayan okuyucular olabiliyor. Bu bölümü bu nedenle Alternatif-İstanbul’a eklemeyi uygun gördük. Bu siteyi daha interaktif, empatik, sempatik, bol eleştirili/yorumlu bir hale nasıl getirebiliriz bir bakalım:

Bir numerolu adım: Sekil 1-A’da görüldüğü üzre yazılarımızın hemen üstünde “Comment” yazan bir yer var. Üzerine tıklayıp açtığınızda yorum yazabileceğiniz sayfa açılacak.

İki numerolu adım: Bir numerolu adımda sözü geçen sayfa açıldığında yazının tümünü okuyabileceğiniz sayfa açılıyor. Okuyup bitirdikten sonra düşüncelerinizi aktarmak isterseniz yazının hemen aşağısına bakın: Yorum Gönder linki size göz kırpıyor.


"Yorum Gönder" linkini tıkladığınızda açılan sayfada sağ tarafta "Leave Your Comment" diye ecnebice bir başlık göreceksiniz. "Yorumunu bırak" demek oluyor bu. Hemen altındaki kutucuğa istediklerinizi tıktık yazıııııp "Choose an Identity" kısmında halihazırda blogunuz yoksa, other'ı tıklayıp isminizi yazıyorsunuz, size ulaşalım isterseniz websitenizi ekliyorsunuz ve "Publish Your Comment" düğmesine-ki kendisi turuncu renklidir- tıklıyorsunuz.




3 Numerolu Adım:Amaaan, çok uzun, yorucu, uğraşamam diyen hasbi tembeller için Alternatif-İstanbul'un sağ menüsüne mesaj kutusu ekledik. Adını da “Dışavurum” koyduk. Felsefik olsun diye…

Ben e-posta ile derdimi anlatırım, bunlara lüzum yok derseniz İletişim bölümünden adresimize ulaşabilirsiniz. Aman oraya da bakamam derseniz mail adreslerimiz burda. Ancak forward maillere fevkalade gıcığız ve göndermekte ısrar edenlerden intikam almak için Banu Alkan'ın çıplak fotoğraflarını gönderiyoruz. Sonra söylemedi demeyin.

Haberleşme grubumuza üye olmak için şu bağlantıyı tıklayayıp, join/katıl düğmesine basmanız yeterli.

Unutmadan, bir de Forum bölümümüz var, sevgi ve saygı çerçevesinde, açık oturum tadında ve bir fincan kahve hatırında sohbetler edelim diye...

Telgraf, mektup, kartpostal, dumanla haberleşme, Mors alfabesi de kabul ediyoruz.

Bu kadar iletişme yoluna rağmen hala üşeniyorsanız telepati kurun. Önümüzdeki yüz yıl içinde cevabınızı alırsınız.

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Best Web Hosting Coupons