sergi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sergi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Şubat 2011 Pazartesi

Body Worlds Hakkında Olgular ve Rakamlar + Beşinci Davetiye İçin Soru



  • Plastinasyon Dr. Gunther von Hagens tarafından 1977 yılında Almanya‟daki Heidelberg Üniversitesi‟nde icat edilmiştir ve o zamandan beri aralıksız olarak geliştirilmektedir.
  • Plastinasyon ölü bedenin çürümesini durduran ve bilim ve tıp eğitimi için katı, kokusuz ve dayanıklı anatomik örnekler üreten bir tekniktir.
  • Bir tam insan bedeni plastinatının oluşturulması yaklaşık olarak 1.500 çalışma saati gerektirir.
  • Dünyanın en uzun boylu plastinatı 5,10 metre boyundaki yetişkin bir zürafadır.
  • BODY WORLDS sergileri Dr. Gunther von Hagens tarafından yaratılmıştır.
  • BODY WORLDS sergisinin temel amacı sağlık eğitimidir.
  • İlk sergi 1995 yılında Japonya‟da açılmıştır.
  • O günden beri BODY WORLDS sergileri dünyayı gezmektedir ve Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika‟da 60 milyonu aşkın kişi tarafından gezilmiştir.
  • Hali hazırda Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya'da gösterimde olan altı BODY WORLDS sergisi vardır.
  • 30 milyonu aşkın insan BODY WORLDS sergilerini gezmiştir.

Bu da Bizden Olsun

Body Worlds sergisini henüz gezmemiş okuyucularımıza müjde! Alternatif-İstanbul'u önümüzdeki 4 hafta boyunca takip eden ve her pazartesi günü yayınlayacağımız sorulara doğru cevap veren 4 okuyucumuz daha Body World davetiyesi kazanacak! Her hafta, bir şans demek!

İşte beşinci davetiye için sorumuz: Body Worlds sergisinin küratörü kimdir?

Sergiyle ilgili detaylı bilgileri ve sorunun doğru cevabı için ipucunu www.bodyworlds-istanbul.comadresinden öğrenebilirsiniz.

Doğru yanıtı 15 Şubat Salı günü saat 17:00'ye kadar ezgi@alternatif-istanbul.net adresine ileten okuyucularımız arasından random.org aracılığı ile belirleyeceğimiz şanslı kişi tek kişilik davetiyesi ile bu özel sergiyi ziyaret etme fırsatı bulacak.

Body Worlds Hakkında Olgular ve Rakamlar + Beşinci Davetiye İçin Soru



  • Plastinasyon Dr. Gunther von Hagens tarafından 1977 yılında Almanya‟daki Heidelberg Üniversitesi‟nde icat edilmiştir ve o zamandan beri aralıksız olarak geliştirilmektedir.
  • Plastinasyon ölü bedenin çürümesini durduran ve bilim ve tıp eğitimi için katı, kokusuz ve dayanıklı anatomik örnekler üreten bir tekniktir.
  • Bir tam insan bedeni plastinatının oluşturulması yaklaşık olarak 1.500 çalışma saati gerektirir.
  • Dünyanın en uzun boylu plastinatı 5,10 metre boyundaki yetişkin bir zürafadır.
  • BODY WORLDS sergileri Dr. Gunther von Hagens tarafından yaratılmıştır.
  • BODY WORLDS sergisinin temel amacı sağlık eğitimidir.
  • İlk sergi 1995 yılında Japonya‟da açılmıştır.
  • O günden beri BODY WORLDS sergileri dünyayı gezmektedir ve Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika‟da 60 milyonu aşkın kişi tarafından gezilmiştir.
  • Hali hazırda Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya'da gösterimde olan altı BODY WORLDS sergisi vardır.
  • 30 milyonu aşkın insan BODY WORLDS sergilerini gezmiştir.

Bu da Bizden Olsun

Body Worlds sergisini henüz gezmemiş okuyucularımıza müjde! Alternatif-İstanbul'u önümüzdeki 4 hafta boyunca takip eden ve her pazartesi günü yayınlayacağımız sorulara doğru cevap veren 4 okuyucumuz daha Body World davetiyesi kazanacak! Her hafta, bir şans demek!

İşte beşinci davetiye için sorumuz: Body Worlds sergisinin küratörü kimdir?

Sergiyle ilgili detaylı bilgileri ve sorunun doğru cevabı için ipucunu www.bodyworlds-istanbul.comadresinden öğrenebilirsiniz.

Doğru yanıtı 15 Şubat Salı günü saat 17:00'ye kadar ezgi@alternatif-istanbul.net adresine ileten okuyucularımız arasından random.org aracılığı ile belirleyeceğimiz şanslı kişi tek kişilik davetiyesi ile bu özel sergiyi ziyaret etme fırsatı bulacak.

31 Ocak 2011 Pazartesi

Body Worlds Sergisi Davetiyesi İçin Üçüncü Soru


Bugün sizlerle Body Worlds sergisinin yaratıcıları hakkında bilgi vereceğiz.


Ünlü bilim adamı Gunther von Hagens, Plastinasyon yönteminin mucididir.



Plastinasyon yoluyla ölümden sonraki beden, halkın insan bedenini daha önce hiç görülmediği biçimde görmelerine olanak veren, harikulade anatomik figürlere –plastinatlar- dönüştürülür.



Anatomi ve halka açık anatomi sergileri alanında çığır açan Dr. von Hagens, sürekli evrilmekte olan çalışmalarının esinini Rönesans dönemi anatomistleri ile kendi kuşağının bilim adamlarından almaktadır. BODY WORLDS sergilerinde ve Yaşam Döngüsü’nde sunulan anatomik örneklerden sorumludur.



Dr. Angelina Whalley ise, BODY WORLDS sergilerinin kavramsal planlayıcısı ve tasarımcısıdır.


Bu da Bizden Olsun


Body Worlds sergisini henüz gezmemiş okuyucularımıza müjde! Alternatif-İstanbul'u önümüzdeki 6 hafta boyunca takip eden ve her pazartesi günü yayınlayacağımız sorulara doğru cevap veren 6 okuyucumuz daha Body World davetiyesi kazanacak! Her hafta, bir şans demek!


İşte üçüncü davetiye için sorumuz: BODY WORLDS Yaşam Döngüsü sergisinde sergilenen vücutların korunmasına imkan veren plastinasyon yöntemi nedir?


Sergiyle ilgili detaylı bilgileri ve sorunun doğru cevabı için ipucunu www.bodyworlds-istanbul.com adresinden öğrenebilirsiniz.


Doğru yanıtı 1 Şubat Salı günü saat 12:00'ye kadar ezgi@alternatif-istanbul.net adresine ileten okuyucularımız arasından random.org aracılığı ile belirleyeceğimiz şanslı kişi tek kişilik davetiyesi ile bu özel sergiyi ziyaret etme fırsatı bulacak.

Body Worlds Sergisi Davetiyesi İçin Üçüncü Soru


Bugün sizlerle Body Worlds sergisinin yaratıcıları hakkında bilgi vereceğiz.


Ünlü bilim adamı Gunther von Hagens, Plastinasyon yönteminin mucididir.



Plastinasyon yoluyla ölümden sonraki beden, halkın insan bedenini daha önce hiç görülmediği biçimde görmelerine olanak veren, harikulade anatomik figürlere –plastinatlar- dönüştürülür.



Anatomi ve halka açık anatomi sergileri alanında çığır açan Dr. von Hagens, sürekli evrilmekte olan çalışmalarının esinini Rönesans dönemi anatomistleri ile kendi kuşağının bilim adamlarından almaktadır. BODY WORLDS sergilerinde ve Yaşam Döngüsü’nde sunulan anatomik örneklerden sorumludur.



Dr. Angelina Whalley ise, BODY WORLDS sergilerinin kavramsal planlayıcısı ve tasarımcısıdır.


Bu da Bizden Olsun


Body Worlds sergisini henüz gezmemiş okuyucularımıza müjde! Alternatif-İstanbul'u önümüzdeki 6 hafta boyunca takip eden ve her pazartesi günü yayınlayacağımız sorulara doğru cevap veren 6 okuyucumuz daha Body World davetiyesi kazanacak! Her hafta, bir şans demek!


İşte üçüncü davetiye için sorumuz: BODY WORLDS Yaşam Döngüsü sergisinde sergilenen vücutların korunmasına imkan veren plastinasyon yöntemi nedir?


Sergiyle ilgili detaylı bilgileri ve sorunun doğru cevabı için ipucunu www.bodyworlds-istanbul.com adresinden öğrenebilirsiniz.


Doğru yanıtı 1 Şubat Salı günü saat 12:00'ye kadar ezgi@alternatif-istanbul.net adresine ileten okuyucularımız arasından random.org aracılığı ile belirleyeceğimiz şanslı kişi tek kişilik davetiyesi ile bu özel sergiyi ziyaret etme fırsatı bulacak.

24 Ocak 2011 Pazartesi

Body Worlds Sergisi Davetiyesi İçin İkinci Soru


Plastinasyon yoluyla dönüştürülmüş 200’ü aşkın otantik insan örneği, insan bedeninin formunu, güzelliğini, işlevini ve potansiyelini sergileyen ve insanın yaşam döngüsünü konu alan özel bir sergi olan Yaşam Döngüsü sergisinde ziyaretçilere yaşlanma süreci boyunca bedeni ve ömür uzatma bilimindeki en son bulguları göstererek insan bedeninin gücü ve potansiyeli üzerinde düşünmeye zorluyor.


Gunther von Hagens’in BODY WORLDS sergileri yerleşik bir beden bağış programından çıkan ve bağışlanmış bedenleri kullanan yegane kamuya açık anatomik sergilerden.


Body Worlds, 27 Mart'a kadar Karaköy'deki Antrepo 3 binasında gezilebilir.


Bu da Bizden Olsun!

Body Worlds sergisini henüz gezmemiş okuyucularımıza müjde! Alternatif-İstanbul'u önümüzdeki 7 hafta boyunca takip eden ve her pazartesi günü yayınlayacağımız sorulara doğru cevap veren 7 okuyucumuz Body World davetiyesi kazanacak! Her hafta, bir şans demek!


İşte ikinci davetiye için ikinci sorumuz: BODY WORLDS Yaşam Döngüsü sergisi ögeleri ve yerleştirmeler hangi sırada ilerler?


Sergiyle ilgili detaylı bilgileri ve sorunun doğru cevabı için ipucunu www.bodyworlds-istanbul.com adresinden öğrenebilirsiniz.


Doğru yanıtı 25 Ocak Salı günü saat 12:00'ye kadar ezgi@alternatif-istanbul.net adresine ileten okuyucularımız arasından random.org aracılığı ile belirleyeceğimiz şanslı kişi tek kişilik davetiyesi ile bu özel sergiyi ziyaret etme fırsatı bulacak.

Body Worlds Sergisi Davetiyesi İçin İkinci Soru


Plastinasyon yoluyla dönüştürülmüş 200’ü aşkın otantik insan örneği, insan bedeninin formunu, güzelliğini, işlevini ve potansiyelini sergileyen ve insanın yaşam döngüsünü konu alan özel bir sergi olan Yaşam Döngüsü sergisinde ziyaretçilere yaşlanma süreci boyunca bedeni ve ömür uzatma bilimindeki en son bulguları göstererek insan bedeninin gücü ve potansiyeli üzerinde düşünmeye zorluyor.


Gunther von Hagens’in BODY WORLDS sergileri yerleşik bir beden bağış programından çıkan ve bağışlanmış bedenleri kullanan yegane kamuya açık anatomik sergilerden.


Body Worlds, 27 Mart'a kadar Karaköy'deki Antrepo 3 binasında gezilebilir.


Bu da Bizden Olsun!

Body Worlds sergisini henüz gezmemiş okuyucularımıza müjde! Alternatif-İstanbul'u önümüzdeki 7 hafta boyunca takip eden ve her pazartesi günü yayınlayacağımız sorulara doğru cevap veren 7 okuyucumuz Body World davetiyesi kazanacak! Her hafta, bir şans demek!


İşte ikinci davetiye için ikinci sorumuz: BODY WORLDS Yaşam Döngüsü sergisi ögeleri ve yerleştirmeler hangi sırada ilerler?


Sergiyle ilgili detaylı bilgileri ve sorunun doğru cevabı için ipucunu www.bodyworlds-istanbul.com adresinden öğrenebilirsiniz.


Doğru yanıtı 25 Ocak Salı günü saat 12:00'ye kadar ezgi@alternatif-istanbul.net adresine ileten okuyucularımız arasından random.org aracılığı ile belirleyeceğimiz şanslı kişi tek kişilik davetiyesi ile bu özel sergiyi ziyaret etme fırsatı bulacak.

17 Ocak 2011 Pazartesi

İyi Haber Tez Ulaşsın, Kötü Haberi Yel Alsın


İyi haber: Yarın akşam Babylon'da dünyanın gördüğü görebileceği en üretken ve icatçı müzik adamlarından Renaud Garcia-Fons'un solo konseri var.


Kötü haber: 6-8 Şubat'ta Babylon'da iki konser verecek olan Hindi Zahra konserinin avantajli bileti için bugün son gün.


İyi haber: İstanbul konserlerini defalarca kaçırdığımız Oi Va Voi, 19-20-21 Ocak'ta tarihlerinde olmak üzere üç gün üst üste Babylon'da.


Kötü haber: Biletleri hızla tükeniyor. Hatta Çarşamba ve Perşembe için yer kalmadı. Cuma için acele edin.


İyi haber: Yoğun istek üzerine Body Worlds sergisi uzatıldı.


Kötü haber: Santalİstanbul'daki İstanbul 1910-2010 sergisinin son günü dündü. Kaçırdık.


İyi Haber: İtalya'nın "Piyanonun Şeytani Meleği" diye tanımladığı Emre Şen, 19 Ocak Çarşamba akşamı Salon İKSV'de Bach, Liszt, Chopin ve Schumann'ın eserlerinden oluşan bir seçkiyle klasik müzik sevenlerin kulaklarının pasını silecek.


Kötü haber: Klasik müzik Türkiye'de hala üvey evlat. Sahi Türkiye'nin öz evladı ne?


İyi haber: Blogger's Base açıldı. Bloggerlar evlerinin dışında da içerik üretecek bir mekana kavuştu.


Kötü haber: Yılların Rejans Lokantası kapanıyor.


İyi haber: Çoğunluk filminin DVD'si çıktı.


Kötü haber: I Am Love'ın son sahnesi filmin kendisi kadar etkilemedi.


İyi haber: Büyük Ev Ablukada'yı keşfettik. 26 Ocak'ta Salon İKSV'deki konserlerini Ece Ajandamıza yazdık.


Kötü haber: Şubat'ta üzerimize akın akın gelecek konser fırtınasından korkuyoruz.


İyi Haber Tez Ulaşsın, Kötü Haberi Yel Alsın


İyi haber: Yarın akşam Babylon'da dünyanın gördüğü görebileceği en üretken ve icatçı müzik adamlarından Renaud Garcia-Fons'un solo konseri var.


Kötü haber: 6-8 Şubat'ta Babylon'da iki konser verecek olan Hindi Zahra konserinin avantajli bileti için bugün son gün.


İyi haber: İstanbul konserlerini defalarca kaçırdığımız Oi Va Voi, 19-20-21 Ocak'ta tarihlerinde olmak üzere üç gün üst üste Babylon'da.


Kötü haber: Biletleri hızla tükeniyor. Hatta Çarşamba ve Perşembe için yer kalmadı. Cuma için acele edin.


İyi haber: Yoğun istek üzerine Body Worlds sergisi uzatıldı.


Kötü haber: Santalİstanbul'daki İstanbul 1910-2010 sergisinin son günü dündü. Kaçırdık.


İyi Haber: İtalya'nın "Piyanonun Şeytani Meleği" diye tanımladığı Emre Şen, 19 Ocak Çarşamba akşamı Salon İKSV'de Bach, Liszt, Chopin ve Schumann'ın eserlerinden oluşan bir seçkiyle klasik müzik sevenlerin kulaklarının pasını silecek.


Kötü haber: Klasik müzik Türkiye'de hala üvey evlat. Sahi Türkiye'nin öz evladı ne?


İyi haber: Blogger's Base açıldı. Bloggerlar evlerinin dışında da içerik üretecek bir mekana kavuştu.


Kötü haber: Yılların Rejans Lokantası kapanıyor.


İyi haber: Çoğunluk filminin DVD'si çıktı.


Kötü haber: I Am Love'ın son sahnesi filmin kendisi kadar etkilemedi.


İyi haber: Büyük Ev Ablukada'yı keşfettik. 26 Ocak'ta Salon İKSV'deki konserlerini Ece Ajandamıza yazdık.


Kötü haber: Şubat'ta üzerimize akın akın gelecek konser fırtınasından korkuyoruz.


16 Ocak 2011 Pazar

Body Worlds Sergisi Davetiyeniz Alternatif-İstanbul'dan!

BODY WORLDS Orijinal Vücut Dünyası -Yaşam Döngüsü Sergisi Uzatıldı


11 Haziran 2010 tarihinde İstanbul’da açılan Dünyaca ünlü BODY WORLDS Orijinal Vücut Dünyası -Yaşam Döngüsü sergisi yoğun istek üzerine uzatıldı.


Bugüne kadar 250.000’den fazla ziyaretçiye ulaşan sergiye, Türkiye’nin birçok şehirinden okullar da öğrencilerini eğitim amacıyla getirmekte.


İstanbul’da ilk kez açılan sergi, 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında değerlendirilmişti. Serginin bilimsel ve tıbbi danışmanlığını ise İstanbul Üniversitesi yapmakta.




İnsan vücudunun zarif formunu keşfedip, stres altında ve hastalık zamanında nasıl kırılgan olduğunu ve sağlıklıyken de nasıl müthiş bir güce ulaştığını gösteren BODY WORLDS sergisi, ziyaretçilerin insan bedeninin iç alanlarını ve dış oluşumunu keşfetmesini sağlıyor.


Alman bilim adamı ve anatomist Dr. Gunther von Hagens tarafından “plastinasyon” denilen bir yöntem ile çürümez hale getirilen 200’den fazla insan bedeni parçasının sergilendiği BODY WORLDS’te kaslar, damarlar ve organlar, yaşayan vücudun içinde olduğu gibi, bozulmamış haliyle sunuluyor.


BODY WORLDS & Yaşam Döngüsü, bedenin ızdırap, hastalık ve optimal sağlık hallerindeki anatomik çalışmaları yoluyla insan bedeninin karmaşıklığını, direncini ve savunmasızlığını gösteriyor. Sergi, insan yaşam döngüsü ve yaşlanmanın özel bir sunumunu kapsıyor.


Bedeni hayat içinde yaşarken en parlak çağından (değişir, büyür, olgunlaşır, doruğa ulaşır) ve solduğu son ana kadar gösteren sergi yaşlanmayı, insanın yaşam döngüsü içerisinde, döllenmedeki yaşam kıvılcımından itibaren yaşanan yıllar boyunca oluşan doğal bir süreç olarak gösteriyor.


Sergi ayrıca yaşla ilişkili konulardaki inanılmaz başarı ve ibret öykülerinin yanı sıra, ömür uzatma araştırmalarındaki en son bulguları da ziyaretçilere sunuyor.

Bu da Bizden Olsun!


Body Worlds sergisini henüz gezmemiş okuyucularımıza müjde! Alternatif-İstanbul'u önümüzdeki iki ay boyunca takip eden ve her pazartesi günü yayınlayacağımız sorulara doğru cevap veren 8 okuyucumuz Body World davetiyesi kazanacak! Her hafta, bir şans demek!


İşte ilk davetiye için ilk soru: Body Worlds sergisi yoğun istek üzerine hangi tarihe kadar uzatıldı?


Sergiyle ilgili detaylı bilgileri ve sorunun doğru cevabı için ipucunu www.bodyworlds-istanbul.com adresinden öğrenebilirsiniz.



Doğru yanıtı 18 Ocak Salı günü saat 12:00'ye kadar ezgi@alternatif-istanbul.net adresine ileten okuyucularımız arasından random.org aracılığı ile belirleyeceğimiz şanslı kişi tek kişilik davetiyesi ile bu özel sergiyi ziyaret etme fırsatı bulacak.

Body Worlds Sergisi Davetiyeniz Alternatif-İstanbul'dan!

BODY WORLDS Orijinal Vücut Dünyası -Yaşam Döngüsü Sergisi Uzatıldı


11 Haziran 2010 tarihinde İstanbul’da açılan Dünyaca ünlü BODY WORLDS Orijinal Vücut Dünyası -Yaşam Döngüsü sergisi yoğun istek üzerine uzatıldı.


Bugüne kadar 250.000’den fazla ziyaretçiye ulaşan sergiye, Türkiye’nin birçok şehirinden okullar da öğrencilerini eğitim amacıyla getirmekte.


İstanbul’da ilk kez açılan sergi, 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında değerlendirilmişti. Serginin bilimsel ve tıbbi danışmanlığını ise İstanbul Üniversitesi yapmakta.




İnsan vücudunun zarif formunu keşfedip, stres altında ve hastalık zamanında nasıl kırılgan olduğunu ve sağlıklıyken de nasıl müthiş bir güce ulaştığını gösteren BODY WORLDS sergisi, ziyaretçilerin insan bedeninin iç alanlarını ve dış oluşumunu keşfetmesini sağlıyor.


Alman bilim adamı ve anatomist Dr. Gunther von Hagens tarafından “plastinasyon” denilen bir yöntem ile çürümez hale getirilen 200’den fazla insan bedeni parçasının sergilendiği BODY WORLDS’te kaslar, damarlar ve organlar, yaşayan vücudun içinde olduğu gibi, bozulmamış haliyle sunuluyor.


BODY WORLDS & Yaşam Döngüsü, bedenin ızdırap, hastalık ve optimal sağlık hallerindeki anatomik çalışmaları yoluyla insan bedeninin karmaşıklığını, direncini ve savunmasızlığını gösteriyor. Sergi, insan yaşam döngüsü ve yaşlanmanın özel bir sunumunu kapsıyor.


Bedeni hayat içinde yaşarken en parlak çağından (değişir, büyür, olgunlaşır, doruğa ulaşır) ve solduğu son ana kadar gösteren sergi yaşlanmayı, insanın yaşam döngüsü içerisinde, döllenmedeki yaşam kıvılcımından itibaren yaşanan yıllar boyunca oluşan doğal bir süreç olarak gösteriyor.


Sergi ayrıca yaşla ilişkili konulardaki inanılmaz başarı ve ibret öykülerinin yanı sıra, ömür uzatma araştırmalarındaki en son bulguları da ziyaretçilere sunuyor.

Bu da Bizden Olsun!


Body Worlds sergisini henüz gezmemiş okuyucularımıza müjde! Alternatif-İstanbul'u önümüzdeki iki ay boyunca takip eden ve her pazartesi günü yayınlayacağımız sorulara doğru cevap veren 8 okuyucumuz Body World davetiyesi kazanacak! Her hafta, bir şans demek!


İşte ilk davetiye için ilk soru: Body Worlds sergisi yoğun istek üzerine hangi tarihe kadar uzatıldı?


Sergiyle ilgili detaylı bilgileri ve sorunun doğru cevabı için ipucunu www.bodyworlds-istanbul.com adresinden öğrenebilirsiniz.



Doğru yanıtı 18 Ocak Salı günü saat 12:00'ye kadar ezgi@alternatif-istanbul.net adresine ileten okuyucularımız arasından random.org aracılığı ile belirleyeceğimiz şanslı kişi tek kişilik davetiyesi ile bu özel sergiyi ziyaret etme fırsatı bulacak.

10 Ocak 2011 Pazartesi

Frida Kahlo ve Diego Rivera ile İstanbul'da İlk Buluşma



Frida Kahlo, tek tabloda bir köşeye kondurduğu süpriz bir imgeyle görüleni manipüle etmeye meraklı, renklere düşkün, acısından sanatını yaratan özel bir kadın.

Bu özel kadın, bugünlerde küçük de olsa içinde olağanüstü, sanki gerçekmişcesine bakan otoportreleri, fotoğrafları ve hastalığı nedeniyle yerinden kalkamayacak durumdayken yarattığı sürreal desenlerini içeren ilk sergisiyle İstanbul'a konuk oluyor. Yanına büyük aşkı Diego Rivera'yı da alarak, kendisini görmeye gelen misafirleriyle parlak renklerini, tutkulu ideallerini, bir türlü tükenmeyen acılarını ve baştan çıkarıcı yaşam tarzını paylaşıyor. Öyle gerçek ki Frida, üzerindeki takıları ödünç almak isteyesiniz geliyor.





Frida ve Diego, ilk defa geldikleri İstanbul'da Pera Müzesi'nde misafirlerini ağırlayadursunlar, tasarımcılar da onlardan ilham alarak yeni şeyler tasarlamayı sürdürüyorlar. Etsy'de bu adreste yer alan bileziklerin Frida gibi takılara ve renklere düşkün bir kadını görmemizden yalnızca 48 saat sonra karşıma çıkması hoş bir tesadüf olsa gerek.



Frida Kahlo ve Diego Rivera, 20 Mart'a kadar Pera Müzesi'nde yatılı misafir. Kalabalıktan uzakta, sessiz sakin bir hasbıhal için Pazartesi haricinde haftaiçi herhangi bir gün yolunuzu Müze'nin üçüncü katına düşürün. Gördüklerinizin yeterli gelmeyeceğinden, narin bedenli güvercin ile koca filin harcı aşktan karılmış dünyalarını daha yakından tanımak isteyeceğinizden emin olabilirsiniz.



Frida Kahlo ve Diego Rivera ile İstanbul'da İlk Buluşma



Frida Kahlo, tek tabloda bir köşeye kondurduğu süpriz bir imgeyle görüleni manipüle etmeye meraklı, renklere düşkün, acısından sanatını yaratan özel bir kadın.

Bu özel kadın, bugünlerde küçük de olsa içinde olağanüstü, sanki gerçekmişcesine bakan otoportreleri, fotoğrafları ve hastalığı nedeniyle yerinden kalkamayacak durumdayken yarattığı sürreal desenlerini içeren ilk sergisiyle İstanbul'a konuk oluyor. Yanına büyük aşkı Diego Rivera'yı da alarak, kendisini görmeye gelen misafirleriyle parlak renklerini, tutkulu ideallerini, bir türlü tükenmeyen acılarını ve baştan çıkarıcı yaşam tarzını paylaşıyor. Öyle gerçek ki Frida, üzerindeki takıları ödünç almak isteyesiniz geliyor.





Frida ve Diego, ilk defa geldikleri İstanbul'da Pera Müzesi'nde misafirlerini ağırlayadursunlar, tasarımcılar da onlardan ilham alarak yeni şeyler tasarlamayı sürdürüyorlar. Etsy'de bu adreste yer alan bileziklerin Frida gibi takılara ve renklere düşkün bir kadını görmemizden yalnızca 48 saat sonra karşıma çıkması hoş bir tesadüf olsa gerek.



Frida Kahlo ve Diego Rivera, 20 Mart'a kadar Pera Müzesi'nde yatılı misafir. Kalabalıktan uzakta, sessiz sakin bir hasbıhal için Pazartesi haricinde haftaiçi herhangi bir gün yolunuzu Müze'nin üçüncü katına düşürün. Gördüklerinizin yeterli gelmeyeceğinden, narin bedenli güvercin ile koca filin harcı aşktan karılmış dünyalarını daha yakından tanımak isteyeceğinizden emin olabilirsiniz.



9 Mayıs 2010 Pazar

10 Mayıs 2010 Gündem Toplantısı

İçimdeki araştırmacı gazeteciyle gündem toplantısına girdim bu sabah. Şehirde neler var, neler yok döktüm. Neler olduğunu sonra konuşuruz da, örneğin artık Yeni Rüya Sineması yok. Son film olarak Min Dit'in gösterimi yapıldı ve kapısına kilit vuruldu. Artık belirsiz akıbetlerini bekleyen onlarca hayalet binadan biri olarak Beyoğlu'ndan her geçişimizde suratımıza tükürmeye devam edecek, bu da bizim aymazlığımızın cezası olsun.


TMMOB, Fatih Belediye Başkanlığı hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu. Konu, Fatih Belediyesi'nin İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ve Arkeoloji Müzesi'nin kararını beklemeden ve bölgede çıkarılan arkeolojik buluntulara karşın Sulukule'de başlatılan inşaat çalışmaları.Sulukule Platformu başta olmak üzere bir çok STK bu işin peşini bırakmayacak gibi görünüyor. Ancak projenin bitiş tarihinin 2011 olduğu düşünülürse, belediyenin neden kurul kararlarını beklemeden alelacele inşaata başladığı anlaşılabilir. Yine de, STK'ların konuya olan duyarlılığı ve Fatih Belediyesi'ni belgelerle konuşmaya çağırmaları, Sulukule'yi İstanbul'un en hareketli bölgelerinden birisi yapıyor.


Bugün yine yeniden Beşiktaş İskelesi'nde toplanma, artık aramızda olmayan Hrant Dink için. Hrant'ın arkadaşları demiyor mu hep "Katili Tanıyoruz, Adalet İstiyoruz" diye? Bugün saat 10:00'da insanları yeniden Hrant İçin, Adalet İçin Beşiktaş İskelesi''nde toplayan nedenleri uzun uzun Yıldırım Türker yazmış.


Gelelim şehirde olan bitene. Danny Brillant Haliç Kongre Merkezi'ndeymiş. Almam, alana da mani olmam. Peki ne yaparım? Bugün müzikal bir İstanbul akşamı yaşamayacağım madem, haftanın özetini çıkarırım: İstanbul Caz Festivali'nin programının açıklanmasına üç gün kaldığına sevinirim, yarın CRR'deki Joshua Redman ve Brad Mehldau konserinini unutmamak için ajandanın en görünür yerine yazarım, Pera Müzesi'ndeki Fernando Botero sergisine giderim, hepsinden mühimi müzika dünyasında pek aranan bir ses olan yatak odası sesi misali çıkan sesimi iyileştirmek için şifalı ot arayışımı sürdürmeliyim. Bugüne kadar denediklerim; adaçayı, zencefil çayı, ekinezya ve ıhlamur.


Günden notlar;


- Şehirfirsati.com. Her gün yüzde 50 ve daha fazla indirim fırsatları sunan websitesiymiş. Sadece İstanbul'u değil, daha pek çok şehri kapsarmış. 1 Liraya sinema bileti, yarı fiyatına konser, indirimli yemek gibi hoşluklar sunarmış.


- İstanbul Caz Festivali ile ilgili ilk tüyolar gelmeye başladı. Tony Bennett ,Seal,Grace jones,Imogen Heap, Michael Franks kulağımıza gelen isimler arasında. Abisi Rufus'tan sonra Martha Wainwright da Edith şarkılaryla 6 Temmuz'da Sepetçiler Kasrı'nda olacakmış. (Kaynak: Twitter Haber Ajansı)


- Bob Dylan konserinin biletleri tükendi diye karalar bağlayanlara müjde: 13 Mayıs Perşembe günü saat 12:00'den sonra sınırlı sayıda merdiven lokasyonlu bilet satışa çıkıyor.

10 Mayıs 2010 Gündem Toplantısı

İçimdeki araştırmacı gazeteciyle gündem toplantısına girdim bu sabah. Şehirde neler var, neler yok döktüm. Neler olduğunu sonra konuşuruz da, örneğin artık Yeni Rüya Sineması yok. Son film olarak Min Dit'in gösterimi yapıldı ve kapısına kilit vuruldu. Artık belirsiz akıbetlerini bekleyen onlarca hayalet binadan biri olarak Beyoğlu'ndan her geçişimizde suratımıza tükürmeye devam edecek, bu da bizim aymazlığımızın cezası olsun.


TMMOB, Fatih Belediye Başkanlığı hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu. Konu, Fatih Belediyesi'nin İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ve Arkeoloji Müzesi'nin kararını beklemeden ve bölgede çıkarılan arkeolojik buluntulara karşın Sulukule'de başlatılan inşaat çalışmaları.Sulukule Platformu başta olmak üzere bir çok STK bu işin peşini bırakmayacak gibi görünüyor. Ancak projenin bitiş tarihinin 2011 olduğu düşünülürse, belediyenin neden kurul kararlarını beklemeden alelacele inşaata başladığı anlaşılabilir. Yine de, STK'ların konuya olan duyarlılığı ve Fatih Belediyesi'ni belgelerle konuşmaya çağırmaları, Sulukule'yi İstanbul'un en hareketli bölgelerinden birisi yapıyor.


Bugün yine yeniden Beşiktaş İskelesi'nde toplanma, artık aramızda olmayan Hrant Dink için. Hrant'ın arkadaşları demiyor mu hep "Katili Tanıyoruz, Adalet İstiyoruz" diye? Bugün saat 10:00'da insanları yeniden Hrant İçin, Adalet İçin Beşiktaş İskelesi''nde toplayan nedenleri uzun uzun Yıldırım Türker yazmış.


Gelelim şehirde olan bitene. Danny Brillant Haliç Kongre Merkezi'ndeymiş. Almam, alana da mani olmam. Peki ne yaparım? Bugün müzikal bir İstanbul akşamı yaşamayacağım madem, haftanın özetini çıkarırım: İstanbul Caz Festivali'nin programının açıklanmasına üç gün kaldığına sevinirim, yarın CRR'deki Joshua Redman ve Brad Mehldau konserinini unutmamak için ajandanın en görünür yerine yazarım, Pera Müzesi'ndeki Fernando Botero sergisine giderim, hepsinden mühimi müzika dünyasında pek aranan bir ses olan yatak odası sesi misali çıkan sesimi iyileştirmek için şifalı ot arayışımı sürdürmeliyim. Bugüne kadar denediklerim; adaçayı, zencefil çayı, ekinezya ve ıhlamur.


Günden notlar;


- Şehirfirsati.com. Her gün yüzde 50 ve daha fazla indirim fırsatları sunan websitesiymiş. Sadece İstanbul'u değil, daha pek çok şehri kapsarmış. 1 Liraya sinema bileti, yarı fiyatına konser, indirimli yemek gibi hoşluklar sunarmış.


- İstanbul Caz Festivali ile ilgili ilk tüyolar gelmeye başladı. Tony Bennett ,Seal,Grace jones,Imogen Heap, Michael Franks kulağımıza gelen isimler arasında. Abisi Rufus'tan sonra Martha Wainwright da Edith şarkılaryla 6 Temmuz'da Sepetçiler Kasrı'nda olacakmış. (Kaynak: Twitter Haber Ajansı)


- Bob Dylan konserinin biletleri tükendi diye karalar bağlayanlara müjde: 13 Mayıs Perşembe günü saat 12:00'den sonra sınırlı sayıda merdiven lokasyonlu bilet satışa çıkıyor.

31 Mart 2010 Çarşamba

Hayallerdeki İstanbul


Kalıplaşmış, tanımı kolaylıkla yapılan geleneksel sanat akımlarına artık bizim nesil pek rağbet etmiyor. Artık düşünüşlere yeni ifade biçimleri yeni yorumlar gerektiği konusunda hemen hemen herkes hemfikir. Sanatın bu denli çeşitlenmesi ve öznelleşmesi artık ne edebiyatta, ne resimde, ne sinemada anlatılanı eskisi gibi şıp diye anlayabilmemizi sağlıyor. Daha mı çok düşünüyoruz, tartışıyoruz; orası henüz muamma..

Herkes kendini, derdini istediği şekilde dışavurduğundan,tasarımcıların niceliğinde de niteliğinde de ciddi bir artış söz konusu.

Bu yeni akım sanatçılar ya da sanatçı adayları için İstanbul enfes bir ilham kaynağı olabilir. Olmalıdır da...2010 Avrupa Kültür Başkenti etiketiyle süslenip püslenen şehir, 2 Nisan'dan itibaren,“Design Spirit İstanbul” isimli sergiye ev sahipliği yapacak.
“Design Spirit İstanbul” ile tasarımın ruhu bu kez İstanbul’dan ilham alan 40 yaş altındaki 40 genç Türk endüstri ürünleri tasarımcının eserlerinde görülebilecek. Etkinlik,Türkiye turizm kampanyalarının koordinatörlüğünü yıllardır başarıyla üstlenen dDf (Dream Design Factory) ve Endüstri Tasarımcıları Meslek Kuruluşu’nun katkılarıyla gerçekleşecek.

Projede farklı bakış açıları ve birikimleri ile dünya çapında markalar için tasarımlar yapan ünlü yerli ve yabancı jüri üyelerince (tartışmalı bir mevzu) seçilen 40 Türk endüstri ürünleri tasarımcısının deneyimleri ve ürünleri 1 ay boyunca yerli-yabancı ziyaretçilere sunulacak.

2 Nisan 2010'da açılışının gerçekleşecek serginin mekanı: Eski Şapka Fabrikası Kumbarahane Cad. No: 22, Hasköy, İstanbul


Hayallerdeki İstanbul


Kalıplaşmış, tanımı kolaylıkla yapılan geleneksel sanat akımlarına artık bizim nesil pek rağbet etmiyor. Artık düşünüşlere yeni ifade biçimleri yeni yorumlar gerektiği konusunda hemen hemen herkes hemfikir. Sanatın bu denli çeşitlenmesi ve öznelleşmesi artık ne edebiyatta, ne resimde, ne sinemada anlatılanı eskisi gibi şıp diye anlayabilmemizi sağlıyor. Daha mı çok düşünüyoruz, tartışıyoruz; orası henüz muamma..

Herkes kendini, derdini istediği şekilde dışavurduğundan,tasarımcıların niceliğinde de niteliğinde de ciddi bir artış söz konusu.

Bu yeni akım sanatçılar ya da sanatçı adayları için İstanbul enfes bir ilham kaynağı olabilir. Olmalıdır da...2010 Avrupa Kültür Başkenti etiketiyle süslenip püslenen şehir, 2 Nisan'dan itibaren,“Design Spirit İstanbul” isimli sergiye ev sahipliği yapacak.
“Design Spirit İstanbul” ile tasarımın ruhu bu kez İstanbul’dan ilham alan 40 yaş altındaki 40 genç Türk endüstri ürünleri tasarımcının eserlerinde görülebilecek. Etkinlik,Türkiye turizm kampanyalarının koordinatörlüğünü yıllardır başarıyla üstlenen dDf (Dream Design Factory) ve Endüstri Tasarımcıları Meslek Kuruluşu’nun katkılarıyla gerçekleşecek.

Projede farklı bakış açıları ve birikimleri ile dünya çapında markalar için tasarımlar yapan ünlü yerli ve yabancı jüri üyelerince (tartışmalı bir mevzu) seçilen 40 Türk endüstri ürünleri tasarımcısının deneyimleri ve ürünleri 1 ay boyunca yerli-yabancı ziyaretçilere sunulacak.

2 Nisan 2010'da açılışının gerçekleşecek serginin mekanı: Eski Şapka Fabrikası Kumbarahane Cad. No: 22, Hasköy, İstanbul


12 Eylül 2009 Cumartesi

Where is My Privacy??


Ne kadar kolay vazgeçtiğimizin farkında mıyız acaba mahremiyetimizden? Ne kadar da meraklıymışız herşeyimizi paylaşmaya, herşeyi ulu orta yapmaya? Her derdimizi, her yaptığımızı, her yediğimizi, her gittiğimiz yeri ortaya dökmekten hiç de rahatsızlık duymayabilirmişiz ... Saklı tutmaya çalıştıkça daha da batar olmuşuz aleniliğin içine..

Eskiden "big brother"metaforuna sığınırdık, "Dikkat izleniyoruz, gözetleniyoruz, gizliliğimiz elden gidiyor" . Dilimizden düşürmez, tartışmalarımıza baş tacı ederdik, tartıştıkça öfkelenirdik.Oysa şimdi bakıyorum da modern dünyanın teknolojiyle birlikte getirdikleri yalnızca devletin birey üzerindeki kontrolünü artırmaya yaramadı, bireyin kendi üzerindeki kontrolünün bizatihi bireyin rızası ile elden uçup gitmesine neden oldu. Gizliliğimizi kendi ellerimizle paylaşıyor olmak artık ne rahatsız eder ne de tartışılır oldu.

"Where is my Privacy" (Gizliliğim Nerede?) başlıklı proje Denizhan Özer küratörlüğünde, Almanya, Fransa, Çek Cumhuriyeti. Birleşik Arap Emirlikleri, İtalya, İngiltere, Yunanistan, Özbekistan, Kanada ve Türkiye’den sanatçıları bir araya getirerek, modern dünyada gizliliğin ihlalini görsel bir şölene ve tepkiye dönüştürüyor.

Sergide sanatçılar resim, heykel, enstalasyon, fotoğraf, video enstalasyon ve performansları ile yer alıp özel hayatımıza yapılan müdahaleleri irdeliyorlar.

12 Eylül-3 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek bu etkinlik aynı zamanda 11. Uluslararası İstanbul bienaline paralel etkinlik olarak gerçekleşecek ve sergi sırasında ayrıca söyleşiler, eğitim programları da olacak.

Sergi mekanı Beyoğlu Mısır Apartmanı'ndaki Casa Dell'Arte. Serginin açılış partisi ise bu akşam saat 18:30'da.

Yağmurun çamura dönüştüğü bir İstanbul gününde evinden dışarı çıkmayı göze alabilenler için güzel bir Alternatif İstanbul önerisi.

Where is My Privacy??


Ne kadar kolay vazgeçtiğimizin farkında mıyız acaba mahremiyetimizden? Ne kadar da meraklıymışız herşeyimizi paylaşmaya, herşeyi ulu orta yapmaya? Her derdimizi, her yaptığımızı, her yediğimizi, her gittiğimiz yeri ortaya dökmekten hiç de rahatsızlık duymayabilirmişiz ... Saklı tutmaya çalıştıkça daha da batar olmuşuz aleniliğin içine..

Eskiden "big brother"metaforuna sığınırdık, "Dikkat izleniyoruz, gözetleniyoruz, gizliliğimiz elden gidiyor" . Dilimizden düşürmez, tartışmalarımıza baş tacı ederdik, tartıştıkça öfkelenirdik.Oysa şimdi bakıyorum da modern dünyanın teknolojiyle birlikte getirdikleri yalnızca devletin birey üzerindeki kontrolünü artırmaya yaramadı, bireyin kendi üzerindeki kontrolünün bizatihi bireyin rızası ile elden uçup gitmesine neden oldu. Gizliliğimizi kendi ellerimizle paylaşıyor olmak artık ne rahatsız eder ne de tartışılır oldu.

"Where is my Privacy" (Gizliliğim Nerede?) başlıklı proje Denizhan Özer küratörlüğünde, Almanya, Fransa, Çek Cumhuriyeti. Birleşik Arap Emirlikleri, İtalya, İngiltere, Yunanistan, Özbekistan, Kanada ve Türkiye’den sanatçıları bir araya getirerek, modern dünyada gizliliğin ihlalini görsel bir şölene ve tepkiye dönüştürüyor.

Sergide sanatçılar resim, heykel, enstalasyon, fotoğraf, video enstalasyon ve performansları ile yer alıp özel hayatımıza yapılan müdahaleleri irdeliyorlar.

12 Eylül-3 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek bu etkinlik aynı zamanda 11. Uluslararası İstanbul bienaline paralel etkinlik olarak gerçekleşecek ve sergi sırasında ayrıca söyleşiler, eğitim programları da olacak.

Sergi mekanı Beyoğlu Mısır Apartmanı'ndaki Casa Dell'Arte. Serginin açılış partisi ise bu akşam saat 18:30'da.

Yağmurun çamura dönüştüğü bir İstanbul gününde evinden dışarı çıkmayı göze alabilenler için güzel bir Alternatif İstanbul önerisi.

Where is My Privacy??


Ne kadar kolay vazgeçtiğimizin farkında mıyız acaba mahremiyetimizden? Ne kadar da meraklıymışız herşeyimizi paylaşmaya, herşeyi ulu orta yapmaya? Her derdimizi, her yaptığımızı, her yediğimizi, her gittiğimiz yeri ortaya dökmekten hiç de rahatsızlık duymayabilirmişiz ... Saklı tutmaya çalıştıkça daha da batar olmuşuz aleniliğin içine..

Eskiden "big brother"metaforuna sığınırdık, "Dikkat izleniyoruz, gözetleniyoruz, gizliliğimiz elden gidiyor" . Dilimizden düşürmez, tartışmalarımıza baş tacı ederdik, tartıştıkça öfkelenirdik.Oysa şimdi bakıyorum da modern dünyanın teknolojiyle birlikte getirdikleri yalnızca devletin birey üzerindeki kontrolünü artırmaya yaramadı, bireyin kendi üzerindeki kontrolünün bizatihi bireyin rızası ile elden uçup gitmesine neden oldu. Gizliliğimizi kendi ellerimizle paylaşıyor olmak artık ne rahatsız eder ne de tartışılır oldu.

"Where is my Privacy" (Gizliliğim Nerede?) başlıklı proje Denizhan Özer küratörlüğünde, Almanya, Fransa, Çek Cumhuriyeti. Birleşik Arap Emirlikleri, İtalya, İngiltere, Yunanistan, Özbekistan, Kanada ve Türkiye’den sanatçıları bir araya getirerek, modern dünyada gizliliğin ihlalini görsel bir şölene ve tepkiye dönüştürüyor.

Sergide sanatçılar resim, heykel, enstalasyon, fotoğraf, video enstalasyon ve performansları ile yer alıp özel hayatımıza yapılan müdahaleleri irdeliyorlar.

12 Eylül-3 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek bu etkinlik aynı zamanda 11. Uluslararası İstanbul bienaline paralel etkinlik olarak gerçekleşecek ve sergi sırasında ayrıca söyleşiler, eğitim programları da olacak.

Sergi mekanı Beyoğlu Mısır Apartmanı'ndaki Casa Dell'Arte. Serginin açılış partisi ise bu akşam saat 18:30'da.

Yağmurun çamura dönüştüğü bir İstanbul gününde evinden dışarı çıkmayı göze alabilenler için güzel bir Alternatif İstanbul önerisi.

7 Eylül 2009 Pazartesi

Yalnızım, ama..

Bu sözlerle başlayan cümlelere o kadar aşina olduk ki.. Yalnızız ama...Her daim bir bahanemiz var.

Yalnızlığımızı haklı çıkaracak bir nedenimiz var. Bazen birden fazla.Acımız var. Ağrı ve sızımız. Sızıntımız, mızmızlığımız..Yalnızlığı yeğleyecek o kadar çok "şey"imiz var ki. Yalnız olmamak daha şaşırtıcı sanki.

Artık hepimiz ayaklarımız üzerinde durabiliyoruz ya hani.Madden ve manen bir başkasına ihtiyaç duymak garip.Bireysellikten kaçış yok, çıkış yok.. Aksi mümkün değil.

11. Uluslararası İstanbul Bienali kapsamında geçtiğimiz hafta cuma akşamı arkadaşımız Recep Akar'ın da "Orada" isimli kısa filmiyle katıldığı "Yalnızım, Ama (I am alone, but) " isimli sergi Cihangir Daire-i Sanat galerisinde gösterime açıldı.

Küresel dünyanın toplumsal olarak hareket etmeyi gerektiren riskleri ve çelişkileri karşısında bile birey olarak hareket etmeye, sorunları ve sorumlulukları tek başımıza sırtlanmaya mahkum edilişimizden hareketle hazırlanan sergide yerli ve yabancı toplam 9 sanatçının eseri bulunuyor.

Film, fotoğraf ve yağlıboya resimlerin bulunduğu sergiye gidiniz ve geziniz efendim.
Fotoğraflar Deniz Ünal'ın Sandalye adlı eserinden..

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Best Web Hosting Coupons