6 Ocak 2011 Perşembe
9 Ekim 2009 Cuma
Sualtı Temizlik ve Bilinçlendirme Hareketi
Akşam güneşini üzerinde batırdığımız ufuk çizgimizi oluşturan iki arkadaş; gökyüzü ve deniz.
Önüne geçilemez hızla üreyen ve tüketen türümüzün sömürücü politikasının en büyük kurbanlarından ikisi.
Sesini dinlerken, kokusunu içimize çekerken bize “işte yaşıyorum” dedirten denizlerimizi hızla çöplüğe çeviriyoruz. Büyük sermayeler, dev firmalar ve fabrikalar… Bu para müritlerinin kirletici ve yok edici doğalarını sorgulamıyorum. Sorguladığım; kolunda sevdiği insanla dalga sesleri eşliğinde aşkını tazeleyen, ancak sonra, duygusal ortamın as elemanına silah çeken zihniyettekiler. Az önce size sunduğu güzelliklere cevap olarak ona bir şişe fırlatmak. Hayır, ihanet bile bu kadar alçakça olmamalı. Onu seyretmeye, sesini dinlemeye, kokusunu içine çekmeye yüzü olmalı insanın.
***
“Sualtı Temizlik ve Bilinçlendirme Hareketi sualtı katı atık kirliliğine dikkat çekmek ve kamuoyunu bu konuda bilinçlendirmek üzere yola çıkmış tamamen bağımsız ve gönüllü bir oluşumdur. Sualtı Temizlik ve Bilinçlendirme Hareketi‘ nin hedef kitlesi kurum ve kuruluşlar değil, direkt olarak toplumu oluşturan bireylerdir.”
Söz konusu oluşuma destek vermek için web sitesine başvurabilirsiniz.
Sualtı Temizlik ve Bilinçlendirme Hareketi
Akşam güneşini üzerinde batırdığımız ufuk çizgimizi oluşturan iki arkadaş; gökyüzü ve deniz.
Önüne geçilemez hızla üreyen ve tüketen türümüzün sömürücü politikasının en büyük kurbanlarından ikisi.
Sesini dinlerken, kokusunu içimize çekerken bize “işte yaşıyorum” dedirten denizlerimizi hızla çöplüğe çeviriyoruz. Büyük sermayeler, dev firmalar ve fabrikalar… Bu para müritlerinin kirletici ve yok edici doğalarını sorgulamıyorum. Sorguladığım; kolunda sevdiği insanla dalga sesleri eşliğinde aşkını tazeleyen, ancak sonra, duygusal ortamın as elemanına silah çeken zihniyettekiler. Az önce size sunduğu güzelliklere cevap olarak ona bir şişe fırlatmak. Hayır, ihanet bile bu kadar alçakça olmamalı. Onu seyretmeye, sesini dinlemeye, kokusunu içine çekmeye yüzü olmalı insanın.
***
“Sualtı Temizlik ve Bilinçlendirme Hareketi sualtı katı atık kirliliğine dikkat çekmek ve kamuoyunu bu konuda bilinçlendirmek üzere yola çıkmış tamamen bağımsız ve gönüllü bir oluşumdur. Sualtı Temizlik ve Bilinçlendirme Hareketi‘ nin hedef kitlesi kurum ve kuruluşlar değil, direkt olarak toplumu oluşturan bireylerdir.”
Söz konusu oluşuma destek vermek için web sitesine başvurabilirsiniz.
Sualtı Temizlik ve Bilinçlendirme Hareketi
Akşam güneşini üzerinde batırdığımız ufuk çizgimizi oluşturan iki arkadaş; gökyüzü ve deniz.
Önüne geçilemez hızla üreyen ve tüketen türümüzün sömürücü politikasının en büyük kurbanlarından ikisi.
Sesini dinlerken, kokusunu içimize çekerken bize “işte yaşıyorum” dedirten denizlerimizi hızla çöplüğe çeviriyoruz. Büyük sermayeler, dev firmalar ve fabrikalar… Bu para müritlerinin kirletici ve yok edici doğalarını sorgulamıyorum. Sorguladığım; kolunda sevdiği insanla dalga sesleri eşliğinde aşkını tazeleyen, ancak sonra, duygusal ortamın as elemanına silah çeken zihniyettekiler. Az önce size sunduğu güzelliklere cevap olarak ona bir şişe fırlatmak. Hayır, ihanet bile bu kadar alçakça olmamalı. Onu seyretmeye, sesini dinlemeye, kokusunu içine çekmeye yüzü olmalı insanın.
***
“Sualtı Temizlik ve Bilinçlendirme Hareketi sualtı katı atık kirliliğine dikkat çekmek ve kamuoyunu bu konuda bilinçlendirmek üzere yola çıkmış tamamen bağımsız ve gönüllü bir oluşumdur. Sualtı Temizlik ve Bilinçlendirme Hareketi‘ nin hedef kitlesi kurum ve kuruluşlar değil, direkt olarak toplumu oluşturan bireylerdir.”
Söz konusu oluşuma destek vermek için web sitesine başvurabilirsiniz.
12 Haziran 2009 Cuma
Gerçek Ekmeğin İzinde
Bilir misiniz bilmem, hipermarketlerden aldığımız ürünlerin gerçek olup olmadığını sorgulayan, endüstriyel gıdalarla arası fevkalade kötü, "Slow Food / Yavaş Yemek" anlayışını düstur edinmiş bir oluşum var Türkiye'de, adı Fikir Sahibi Damaklar. Bu oluşum, adına "şehirli insan avcılığı" adı verdikleri bir dizi eylem gerçekleştiriyorlar. Eylem diyorum, zira etrafımızı çeviren onca gıda kalantoruna karşın "gerçek" olanı talep etmek, bununla da kalmayıp üretmek aktivist bir ruh ve insancıl bir zeka gerektiriyor.
Fikir Sahibi Damaklar'ın son eylemi ise ekmek üzerine. "Gerçek gıdanın izinde: ekmek" adını verdikleri bir dizi sorgulamanın, araştırmanın ve mutfakta geçen saatlerin ardından projenin sonuna yaklaşırken elde ettikleri deneyimi somut anlamda paylaşmak istiyorlar. Ocak ayında başlayan ekmeği tanıma süreci, mayanın oluşumunu öğrenme, ekmeğin maya tutması, değirmende unun öğütülmesi, gerçek ekmeğin yapılışını gerçek bir fırında izleme ve çocukları market raflarında satılan ekmeklere karşı bilgilendirme gibi etkinlikleri kapsamış. Yetmemiş, Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği ile "Ekmeğine Sahip Çık" adı ile tam 7 hafta süren bir proje başlatmışlar.
Dün, 7 haftalık bu çalışmanın son günü imiş. Üretilen ekmekler bugün (cumartesi) çocukların da katılımı ile son kez Şişli Feriköy'deki %100 Ekolojik Pazar'da sunulacak. Tabi Fikir Sahibi Damaklar oluşumu için gerçek gıdayı tanıma süreci ekmekle sınırlı kalmayacak. Önümüzdeki dönemlerde genetiğinin değiştirilip değiştirilmediği çok tartışılan tohum ve içine katılmayan şey kalmayan şeker gibi konuları ele almayı planlıyorlar.
Gerçek Ekmeğin İzinde
Bilir misiniz bilmem, hipermarketlerden aldığımız ürünlerin gerçek olup olmadığını sorgulayan, endüstriyel gıdalarla arası fevkalade kötü, "Slow Food / Yavaş Yemek" anlayışını düstur edinmiş bir oluşum var Türkiye'de, adı Fikir Sahibi Damaklar. Bu oluşum, adına "şehirli insan avcılığı" adı verdikleri bir dizi eylem gerçekleştiriyorlar. Eylem diyorum, zira etrafımızı çeviren onca gıda kalantoruna karşın "gerçek" olanı talep etmek, bununla da kalmayıp üretmek aktivist bir ruh ve insancıl bir zeka gerektiriyor.
Fikir Sahibi Damaklar'ın son eylemi ise ekmek üzerine. "Gerçek gıdanın izinde: ekmek" adını verdikleri bir dizi sorgulamanın, araştırmanın ve mutfakta geçen saatlerin ardından projenin sonuna yaklaşırken elde ettikleri deneyimi somut anlamda paylaşmak istiyorlar. Ocak ayında başlayan ekmeği tanıma süreci, mayanın oluşumunu öğrenme, ekmeğin maya tutması, değirmende unun öğütülmesi, gerçek ekmeğin yapılışını gerçek bir fırında izleme ve çocukları market raflarında satılan ekmeklere karşı bilgilendirme gibi etkinlikleri kapsamış. Yetmemiş, Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği ile "Ekmeğine Sahip Çık" adı ile tam 7 hafta süren bir proje başlatmışlar.
Dün, 7 haftalık bu çalışmanın son günü imiş. Üretilen ekmekler bugün (cumartesi) çocukların da katılımı ile son kez Şişli Feriköy'deki %100 Ekolojik Pazar'da sunulacak. Tabi Fikir Sahibi Damaklar oluşumu için gerçek gıdayı tanıma süreci ekmekle sınırlı kalmayacak. Önümüzdeki dönemlerde genetiğinin değiştirilip değiştirilmediği çok tartışılan tohum ve içine katılmayan şey kalmayan şeker gibi konuları ele almayı planlıyorlar.
Gerçek Ekmeğin İzinde
Bilir misiniz bilmem, hipermarketlerden aldığımız ürünlerin gerçek olup olmadığını sorgulayan, endüstriyel gıdalarla arası fevkalade kötü, "Slow Food / Yavaş Yemek" anlayışını düstur edinmiş bir oluşum var Türkiye'de, adı Fikir Sahibi Damaklar. Bu oluşum, adına "şehirli insan avcılığı" adı verdikleri bir dizi eylem gerçekleştiriyorlar. Eylem diyorum, zira etrafımızı çeviren onca gıda kalantoruna karşın "gerçek" olanı talep etmek, bununla da kalmayıp üretmek aktivist bir ruh ve insancıl bir zeka gerektiriyor.
Fikir Sahibi Damaklar'ın son eylemi ise ekmek üzerine. "Gerçek gıdanın izinde: ekmek" adını verdikleri bir dizi sorgulamanın, araştırmanın ve mutfakta geçen saatlerin ardından projenin sonuna yaklaşırken elde ettikleri deneyimi somut anlamda paylaşmak istiyorlar. Ocak ayında başlayan ekmeği tanıma süreci, mayanın oluşumunu öğrenme, ekmeğin maya tutması, değirmende unun öğütülmesi, gerçek ekmeğin yapılışını gerçek bir fırında izleme ve çocukları market raflarında satılan ekmeklere karşı bilgilendirme gibi etkinlikleri kapsamış. Yetmemiş, Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği ile "Ekmeğine Sahip Çık" adı ile tam 7 hafta süren bir proje başlatmışlar.
Dün, 7 haftalık bu çalışmanın son günü imiş. Üretilen ekmekler bugün (cumartesi) çocukların da katılımı ile son kez Şişli Feriköy'deki %100 Ekolojik Pazar'da sunulacak. Tabi Fikir Sahibi Damaklar oluşumu için gerçek gıdayı tanıma süreci ekmekle sınırlı kalmayacak. Önümüzdeki dönemlerde genetiğinin değiştirilip değiştirilmediği çok tartışılan tohum ve içine katılmayan şey kalmayan şeker gibi konuları ele almayı planlıyorlar.
01:55
Ezgi








