9 Ağustos 2006 Çarşamba

Pembe Gomlekli Kitch Cocuk

Simdi efem bugun otobüs bekliyorum işe gitmek için, durakta bi cocuk. ay yok asik olmadim korkmayin*, gomleginin rengi bi hosuma gitti. sekli semali falan, boyle pembe pembe...


sonra efem kendisi onunu bi dondu bi de ne goriim: gomlegin cebi var solda ve cebin uzerinde kocaman bir pati baskisi, beyaz hem de!


amanin pek kitchsin bayim, kimsin kimlerdensin diyesim geldi, demedim terrbiyesiz der, tokat atip pooooooooolis diye bağırır diye...




bugünlerde üzerinize afiyet garip bir rastlantılar silsilesi içerisindeyim. Sabah durakta gördüğüm beyaz patili pembe gömlek sahibi kişiyi akşam dönerken deniz otobüsünde gördüm. Kitch lafımı geri alıyorum, olsa olsa ciks olabilir ama gömlek muhteşem. Nerden aldınız diye de sordum evet, bunu da yaptım. Dedi ki: Yurtdışınan hediye. Yetmedi, lokasyon da verdi: Tayland. Yakın zamanda Tayland'a yolu düşecek arkadaşlarıma duyrulur-ki nasılsa öyle bir arkadaşım yok- ben o gömlekten isterim. isterim de isterim.







*Yahu ben neden korkayım diyen okuyucuya: notum size degil, beni tanıyanlaradır, dengesiz ben aşık olunca dengeleniyorum, kimse çekemiyor beni o halde.

2 Ağustos 2006 Çarşamba

Sevgili Yann/ 2 Ağustos İstanbul Konseri

Ne yalan söyleyeyim, sahneden melodiler yayılmaya başladığında "Aaaa, Alt grup mu var yahu, programda da yazmıyordu" diye düşündük. Aslında biraz da bizim beklentilerimizden ve kurduklarımızdan kaynaklı bu şaşkınlığı atınca gördük ki sahnede "orak/çekiç" SSCB T-shirt'ü ile Yann TİERSEN. Severim ben meydan okuyan adamları, Yann da kafasında Amelié soundtrackleri ile gidenlere rağmen - ben de onlardandim, hepsini çalmasa da bazılarını bekledim- sahneden bildiğini okudu. Değişik bir tattı, alışık değildik. Rock versiyonu ile La valse d'amelié'yi, Sur le fil'i çaldı. Arada orkestrayı görebildiğim kadarıyla pozitif bir ilişki kurmuştu dinleyicisiyle. Bu arada Yann demiş ki "too much sitting bad for ass" Üzerime alındım sonradan. Duysaydım, kalkardım minderimden. Fotoğraf çekemedim, kapıda el koydular. İçeride çıkarılan/patlatılan onlarca flasha-ki ben tripod'umu da götürmüştüm flash sevmediğimden- az buçuk kurban gibi hissetsem de kendimi, Zeynep'in fotoğrafları yarama derman oldu, vizörüne sağlık Zeynep... Film gösterimine kalmadık, 41. kez olacaktı izleyişim yoksa, 41 kere maşallah.;) Seval kalabalığa kalmak istemedi, aslında organizasyondan pek memnun kalmadı. Bense Yann’ın hatırına bütün olumsuzlukları sineye çekebilirdim. :)

Organizasyona;

Fotoğraf makinasını engelleyemezsiniz. Yakalayabildiğinizi yakmayın.

Şu et kokusuna bir çare... Vejetaryenleri de düşünün.

Plastik sandalye olmaz... Aile çay bahçesi gibi?

Bilet fiyatları yüksek.

Minibüsçülere; Konser çıkışı diye 2 kat fazla ücret talep etmeniz haksız kazanç.

Yolculara; E, o parayı veren olursa isteyen de olur. Basit iktisat kuralı. Vermeyin. Biz gidişte verdiğimiz 1,5 lirayı verdik. 3 lira değil.

Not: http://ns3288.ovh.net/~tiersen/ Hah, bu da böyle bir ekleme olsun mu? Olsun madem. Yann'ın bazı konser kayıtları. Ekşi Sözlük'te gezinilirken bulundu.

Sevgili Yann/ 2 Ağustos İstanbul Konseri

Ne yalan söyleyeyim, sahneden melodiler yayılmaya başladığında "Aaaa, Alt grup mu var yahu, programda da yazmıyordu" diye düşündük. Aslında biraz da bizim beklentilerimizden ve kurduklarımızdan kaynaklı bu şaşkınlığı atınca gördük ki sahnede "orak/çekiç" SSCB T-shirt'ü ile Yann TİERSEN. Severim ben meydan okuyan adamları, Yann da kafasında Amelié soundtrackleri ile gidenlere rağmen - ben de onlardandim, hepsini çalmasa da bazılarını bekledim- sahneden bildiğini okudu. Değişik bir tattı, alışık değildik. Rock versiyonu ile La valse d'amelié'yi, Sur le fil'i çaldı. Arada orkestrayı görebildiğim kadarıyla pozitif bir ilişki kurmuştu dinleyicisiyle. Bu arada Yann demiş ki "too much sitting bad for ass" Üzerime alındım sonradan. Duysaydım, kalkardım minderimden. Fotoğraf çekemedim, kapıda el koydular. İçeride çıkarılan/patlatılan onlarca flasha-ki ben tripod'umu da götürmüştüm flash sevmediğimden- az buçuk kurban gibi hissetsem de kendimi, Zeynep'in fotoğrafları yarama derman oldu, vizörüne sağlık Zeynep... Film gösterimine kalmadık, 41. kez olacaktı izleyişim yoksa, 41 kere maşallah.;) Seval kalabalığa kalmak istemedi, aslında organizasyondan pek memnun kalmadı. Bense Yann’ın hatırına bütün olumsuzlukları sineye çekebilirdim. :)

Organizasyona;

Fotoğraf makinasını engelleyemezsiniz. Yakalayabildiğinizi yakmayın.

Şu et kokusuna bir çare... Vejetaryenleri de düşünün.

Plastik sandalye olmaz... Aile çay bahçesi gibi?

Bilet fiyatları yüksek.

Minibüsçülere; Konser çıkışı diye 2 kat fazla ücret talep etmeniz haksız kazanç.

Yolculara; E, o parayı veren olursa isteyen de olur. Basit iktisat kuralı. Vermeyin. Biz gidişte verdiğimiz 1,5 lirayı verdik. 3 lira değil.

Not: http://ns3288.ovh.net/~tiersen/ Hah, bu da böyle bir ekleme olsun mu? Olsun madem. Yann'ın bazı konser kayıtları. Ekşi Sözlük'te gezinilirken bulundu.

Sevgili Yann/ 2 Ağustos İstanbul Konseri

Ne yalan söyleyeyim, sahneden melodiler yayılmaya başladığında "Aaaa, Alt grup mu var yahu, programda da yazmıyordu" diye düşündük. Aslında biraz da bizim beklentilerimizden ve kurduklarımızdan kaynaklı bu şaşkınlığı atınca gördük ki sahnede "orak/çekiç" SSCB T-shirt'ü ile Yann TİERSEN. Severim ben meydan okuyan adamları, Yann da kafasında Amelié soundtrackleri ile gidenlere rağmen - ben de onlardandim, hepsini çalmasa da bazılarını bekledim- sahneden bildiğini okudu. Değişik bir tattı, alışık değildik. Rock versiyonu ile La valse d'amelié'yi, Sur le fil'i çaldı. Arada orkestrayı görebildiğim kadarıyla pozitif bir ilişki kurmuştu dinleyicisiyle. Bu arada Yann demiş ki "too much sitting bad for ass" Üzerime alındım sonradan. Duysaydım, kalkardım minderimden. Fotoğraf çekemedim, kapıda el koydular. İçeride çıkarılan/patlatılan onlarca flasha-ki ben tripod'umu da götürmüştüm flash sevmediğimden- az buçuk kurban gibi hissetsem de kendimi, Zeynep'in fotoğrafları yarama derman oldu, vizörüne sağlık Zeynep... Film gösterimine kalmadık, 41. kez olacaktı izleyişim yoksa, 41 kere maşallah.;) Seval kalabalığa kalmak istemedi, aslında organizasyondan pek memnun kalmadı. Bense Yann’ın hatırına bütün olumsuzlukları sineye çekebilirdim. :)

Organizasyona;

Fotoğraf makinasını engelleyemezsiniz. Yakalayabildiğinizi yakmayın.

Şu et kokusuna bir çare... Vejetaryenleri de düşünün.

Plastik sandalye olmaz... Aile çay bahçesi gibi?

Bilet fiyatları yüksek.

Minibüsçülere; Konser çıkışı diye 2 kat fazla ücret talep etmeniz haksız kazanç.

Yolculara; E, o parayı veren olursa isteyen de olur. Basit iktisat kuralı. Vermeyin. Biz gidişte verdiğimiz 1,5 lirayı verdik. 3 lira değil.

Not: http://ns3288.ovh.net/~tiersen/ Hah, bu da böyle bir ekleme olsun mu? Olsun madem. Yann'ın bazı konser kayıtları. Ekşi Sözlük'te gezinilirken bulundu.

1 Ağustos 2006 Salı

Cocuklar, hayatta misiniz?/ Duygu Asena'nin Vefati

http://www.wa3ad.org/video/other/majzarat_qana2006.wmv


http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=194521



Guncel olaylarda nabız tutmaya pek meraklı olan babam gittigi bir berberde gazeteyi gostermis birkac gun once, "Duygu Asena komaya girmis" demis. Basta tras eden berber olmak uzere dukkanda bulunan herkes bir agizla "Gebersin o.spu" demisler. "Neden" diye sormus babam, "daha biriniz 3-5 sozcugu bir araya getirip de cumle kuramazken bu kadin kalemiyle inandiklarinin pesinden kostu, neden bu acidan bakmiyorsunuz?" "Ya abi birak su kadini, git isine" demisler babama...


Simdi kina dagitacagim ben bu insan bozuntularina. Bunlar ki bir cumle kuramaz, bunlar ki yasamlarinda bir ise yarar kitap okumus degillerdir, bunlar ki kadini kole bellemislerdir, hepsi kina yaksin...Duygu Asena vefat etti ama soz ucar, yazi kalirmis.


Peki biz boyle bir toplulukla mi hak arayacagiz/koruyacagiz? Toplum ile topluluk arasindaki fark nedir?


Anlatabilen beri gelsin.


02 Ağustos Notu: Duygu Asena'nın cenaze töreninde kadınlar ön saflarda yer almışlar. Tabutunu kadınlar omuzlamış.Gazetelerin birinde "Kadınların tabut taşıması caiz midir?" sorusu sorulmuş. Dinen sakıncası yoktur açıklaması gelmiş Diyanet'ten. Bir bardak suda fırtına koparmaya çabalayanların eli böğründe kalmış. Onlar için üzgünüm.

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Best Web Hosting Coupons